ö l d ü n

En derinlere kaydın gittin

elimdeki ahizenin düşmesiyle.

 

Umutsuz sesin

hor gören cümlelerin

öldürdü seni.

 

Benim tek rolüm bu sahnede

Sana sık sık telefon etmek.

 

Ne çoğu var, ne de azı…

Sadece tuşlara dokunmak.

 

Cezan müebbet

Ama yargıç kalemi çoktan kırmış…

 

İdam sehpası hazır

imam dahi var sen istemesen de

sana sormadılar ki

sen de bana sormamıştın.

 

işte böyle sancılı

bir kabusla anladım

artık senden bana yâr olmaz.

 

Kapı zaten sertçe kapalı suratıma

kapıda beklemek beyhudeymiş

bunca yıl zor geçmiş eşikte.

Nafile

geçen zamana mı üzülmeli?

 

sevgiliyi beklemek…

aşkı taze tutan ümidi yitirmek korkusu

bekle, bekle bir ümit

bir ümit…

 

Öldün

kabusum sıyırdı beni senin vücudundan

taze soyulan deri gibi

narin mi narin

ürkek mi ürkek.

 

Başkası görse hemen kapacak.

 

Kaçıyor, önce kendinden sonra senden

tüm insanlardan utanç duyarak

aşkı öldürenlere lanetler ederek…

  

Öldün

cenazen musalla taşında

namazı kıldıran imam

benden başkası değil…

 

10.8.98 (23:42:14) / AnKARA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s