Yurtdışında gördüm Türkiye’den gelmiş bir turist!

En son gittiğim ülke olan Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta oturmuş güzel bir Kafe’de bir şeyler yudumlarken tam karşımda, sokağın ortasında, ayakta duran 3 erkeğin Türkiye’den geldiğini bir bakışta anlamam ile başladı her şey. Bu üç kişiyle ilgili detayları yazının sonunda anlatıyorum.

Dedim ki: “Acaba biz Türkiye’de yaşayanların tipik hareketleri var mı? İnsanların bizi hemen anladığı hareketler?” Sorayım dedim Facebook arkadaşlarıma ve Twitter takipçilerime. Sordum ve cevaplar geldi. Hem de ne cevaplar. Bazıları yerden yere vurdu, bazıları övdü. Burada isim vermeden hepsini aşağıda yazıyorum şimdi.

Bu arada ben de düşündüm nedir benim hareketlerim diye? Dış görünüş olarak genelde anlaşılmıyor Türkiye’den geldiğim bu yüzden rahat hareket edebiliyorum. Ama en tipi hareketim akşam caddelerde dolaşırken (elimde fotoğraf makinesi yok ya belki ondandır) iki elim cebimde sallana sallana yürümemdir.

Karşıdan bir adam geliyor

Soru: Yurtdışında merkezi bir yerde oturup bir şeyler içiyorsunuz. Karşıdan bir adam geliyor. Bu adamın Türkiye vatandaşı olduğunu nerden anlarsınız?

Cevaplar:

* Elinde naylon torba varsa (Almanya’da naylon poşete Türk bavulu diyorlar), sigara izmaritini yere atıyorsa, Yeşil ışığın yanmasını beklemeden karşıya geçiyorsa.

* Tek adamsa bir de öküz gibi karılara bakıyorsa demek isterim. Yabancılar öyle yiyecekmiş gibi bakmıyor çünkü kadınlara.

* Yere tükürüyorsa. Yanından geçenlere haddinden fazla alakalı yada meraklı bakıyorsa. Sivri burunlu ve yumurta topuklu ayakkabı giyiyorsa. Klasik kesim kumaş pantolon ve gömleğin altına spor ayakkabı giyiyorsa.

*  Genç erkeklerde ise zenci ya da melez olmamalarına rağmen onlar gibi popoları yarı açık giyinip onların aksanı ve üslubuyla konuşmalarından.

*  Anlarım ama nasıl bilmem. Kan kanı çeker. 🙂

* Avrupalı yürürken aynı tempoda yürür, hedefine kilitlenmiştir. Türk insanı değişken hızla yürür, her şeye bakar, bazı şeylere durur çok bakar.

* X beye katılıyorum sabit bakışlar ama bazen bir Türkle İngilizce konuştuğum da olmuştur. 🙂

* Cep telefonu ile uzun uzun konuşur.

* Gömlek düğmeleri göğüs kıllarını epeyce gösterecek şekilde düğümlenmemiştir.

* İnsanların yanından yürüyüp geçtiği herhangi bir şey ya da duruma o uzun uzun bakıyor, etrafında dolanıyor, anlamaya çalışıyorsa ya da elinde sigarası izliyorsa.

* ‘Kardeş aleyküm selam’ deyip adres sormasından 🙂

 Karşıdan bir kadın geliyor

Cevaplar:

* 1) İnsancıl olması 2) Cana yakın olması 3) bir soru sorduğunda doğru dürüst cevap vermesi 4) Yardımsever olması 5) Misafirperver olması.

* Türkçe konuşmasından, saçının boyasından, boy ve kilo oranından anlarım 🙂

* Yürüyüşünden, oturup kalkmasından ve edebinden anlarım.

* Başörtülü olup seksi ve garip kıyafetler giymişse genelde bizimkiler oluyor.

* Elindeki poşetlerden.

* Elindeki telefon iphone ya da blackberry ise Türktür… Olmayanı dövüyorlar bizde:))) Bu yorumu iphonedan yaptığımı söylememe gerek var mı bilmem? :)))))))))

* Mini etek giymişse çekiştirip uzatmaya çalışmasından olabilir mi?

* Kocasının siyah kösele ayakkabısını giyip arka kısmının üzerine basıp yürüyen teyzeler gördük biz beyimle burada [A.B.D.] Şüphemiz yoktu Türk olduklarından, önden önden koşan oğluna “Bacaklarını kırcam şimdi” diye bağırınca teşhisimizin doğru olduğunu anladık. Ha bir de siyah saçların arasına atılmış sapsarı gölgeden anlarsın. 🙂

* Yanındaki görümcesi, görümcesinin kızı, kızın okul arkadaşı, komşusu ve diğerleri şeklindeki dostane kabile anlayışından. 🙂

* Karşıdan gelen kadının elinde bir kaşık ve tabak var; önünde kaçan çocuğunun peşinden “yi olm yi” diye çığırarak koşturmakta.

* Yaz sıcağında iç giyimi belli olmasın diye fazladan bir de atlet giyişinden.

* Dapdar pantolonu giyip (oraya kadar sorunu yok), ama altına tanga giymeyi kendine yakıştıramadığı için kabar kabar dikişli anneanne kilodunu giyen vatandaşımı şııp diye tanırım hocam.

Karşıdan bir erkek ve bir kadın geliyor

Cevaplar:

* 1) ellerdeki torba adedinden 2) rağmen, gözlerin yine de hala vitrinlere açgözlüce kenetlenmiş halinden 3) adamın da benzer bir açgözlülükle etraftaki hatunlara bakışlarından.  

* Çantayı kadının taşımasından.

* Kimseye aldırmadan kadın sürekli söyleniyor… Erkek de umursamazlıktan geliyorsa. :)))

* Sevgi dolu bir birine sarılarak geçiyorlarsa Türktür o çift. Biliyosunuz Türkiye’nin %70 mutlu son ankette.

*  Bu çift eğer seni fark ettiyse muhakkak “-AAAAA bak karşıdaki adam Türk!” der böylelikle sen de onların Türk olduğunu fark edersin.

* Car car car konuşan ve genellikle şikayet eden kadın + dinliyor ve umursuyormuş gibi yapan adam.

Karşıdan erkek grubu geliyor

Cevaplar:

* İlk önce vatanını sevmesi, değer vermesi, anadil olarak Türkçe konuşması, cana yakın olması, elinde ya da çantasında mutlaka bir Atatürk takvimi ya da Türk Bayrağı olmasından ya da yakasında bir ay yıldız olması önemsetir bence.

* Yaşına uygun davranmayan, gelen gecen kadınlara yiyecekmiş gibi bakan, gay olmadığı halde kol kola yürüyen, yere tüküren ve izmarit atan, bağıra çağıra cep telefonuyla konuşan vs. vs.  

*  Yukarıda sayılan davranışlar Türklere özgü değil. Dünyanın her yerinde o hareketleri yapan hanzolar var 🙂 Genelde tiplerinden anlayabiliyorum ama çok fazla deneyimim var denemez. Genelde daha sıcakkanlılar. Giyim tarzları da ele verebiliyor mesela. 🙂

*  Bence tip, hareketler, mimikler ve giyim tarzı belli eden şeyler.  Hiç konuşma olmadan birinin Türk olduğu tahmin edilebiliyor. Tabi ki yanlış tahminler oluyor bu durumda da genelde karıştırılan bir kaç ülke var Yunanistan ve Meksika bunların başında geliyor bence. Gurbetçiler bu karakteristik özellikleri daha az taşıyorlar. Tip olarak benzerlik doğal olsa da hareket, mimik ve giyim tarzları daha çok gurbetçi olarak bulundukları ülke toplumundan etkilenmiş oluyor.

* Tabi kadınlara yiyecekmiş gibi bakan Türk erkekleri olduğu gibi kendilerini dünyanın en güzel varlıkları zannederek burunları havada dolaşan Türk kadınını da bir kenara atmayalım:)  Her ne kadar genelleme yapmak istemesem de Türk insanın en karakteristik özelliğinin “kendini beğenmişlik” olduğunu da ne yazık ki söylemek zorundayım. 😦

*  Tarifi mümkün değil ama bakar bakmaz anlayacak ipuçları veriyorlar 😉 Kriter vererek yardımcı olamadım Yildiray, anlatılmaz yaşanır derler ya. :))

*  Diyaloglarına kulak kabarttığımda “elin adamı” lafını duyarsam anlarım ki Türktür bu grup 🙂

* Kol kola girmiş olmalarından.

*  Biyolojik kokular salınır havaya – bizim millete özel bir aromadır. Tarifi mümkün değildir.

*  Selam vermek için sadece başını salla; sana aleyküm selam diye yanıt verecektir.

* Hemen anlıyorum ama ben de bilmiyorum nasıl?

* Valla genç iki erkekse garip saç kesimlerinden, iki genç bayan ise kol kola yürüdüklerinden ve takıyorlarsa türbanlarından, orta yaşlı veya yaşlı erkeklerse kullandıkları argodan, orta yaşlı veya yaşlı kadınsa da yalpalaya yalpalaya yürümelerinden derim ben.

* Etraftaki sarışın güzel kızlar yerine, çevredeki tarihi binalara bakıp, ne güzel tarihi yapıları korumuşlar diye iç geçirenler.

* Yaya kaldırımlarındaki bisiklet yolundan yürürler. (Kültürel cevap) Zaten yüksek sesle Türkçe konuşurlar başka kim Türkçe konuşur ki oralarda sende Türkçe bildiğinden anlarsın yani. (Zeka sorusu cevabı):-))))

Karşıdan kadınlı erkekli bir grup (en az 10 kişi) geliyor

Cevaplar:

* Kadınlarda çakma çanta, yüksek sesle konuşuyor grup, alışveriş torbalarını kadınlar taşıyor, adamlarda çanta yok, ellerinde cep telefonu, kadınlara çaktırmadan yabancı kadınları dikizliyorlar ve kırmızı ışıkta karşıya geçiyorlar. Kadınlar yorgun, hepsi evini özlemiş ve grupta “aman canım, gözümüzde büyütmüşüz, bir numara yokmuş burada” edası. Oturup sohbete başlayınca daha önce gezdikleri ülkeleri anlatıp sidik yarıştıracaklar.

* Bir de kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yürüyorlar sanki birlikte değillermiş gibi. Onu söylemeyi unuttum.

Ya seni nasıl tanırlar, hey dost?

Cevaplar:

* Belki Türk mutfağı falan aradığımızı görünce ya da Türkçe konuştuğumuzdan, vatanımıza olan sevgimizden dolayı… ya da kendi milletimize saygı duyduğumuzdan ve kendi marşımıza ve bağımsızlığımıza önem vermemizden olabilir.

* Anlamıyorlar… I don’t belong anywhere.

* Abi hangi ülkede olduğuma bağlı :)) Her ülkenin kendine göre tadı var şimdi çok uzun sürer bu dediğin. Ama özetlemek gerekirse kiminde kanatlı kuşları görmek ister göz, kiminde kanatsızları, kiminde de her ikisini birden. 😀

* Valla Türkiye’de bile Türk olduğumu anlamıyorlar, beni turist sanıyorlar ne hikmetse. Hangi ülkede olduğuma bağlı cidden, Hindistan’dayken Türk falan demiyorlardı, hatta Kaşmirli sanıyorlardı beni. Londra’dayken o soğukta şort giyenler İngiliz, üşüyüp pantalon – polar giyenler direkt turist kategorisine giriyor, o yüzden oralı olmadığım belliydi üşüdüğüm için. Gittiğim ülkeleri düşündüm de şimdi, konuştuğumuz dili anlamadığı için gelip soruyorlar insanlar çoğu ülkede. Suriye’de muhabbete “biz Türk’üz” diyerek başlıyorduk, adamlar bizi çok seviyordu çünkü.  Bununla birlikte Türk olduğumu en çok ele veren şey sanırım sigara içmem :(((

* Benim nereli olduğumu anlamıyorlar. Türkçe konuşursam ve Türkçe duymuş biri ise anlıyo.

* Türkiye’de insanlarda bi cep telefonu merakı var herkes ya telefonla konuşuyo ya mesaj atıyo ya cepten internete giriyo…

* X Y / Turkey yaka kartıyla dolaşınca hemen anlıyorlar nereli olduğumu. Ama bugüne kadar İtalyan, Meksikalı, Avustralyalı ve Amerikalı sanıldım. Kimse Türk olduğumu anlamadı. Ama Mombassa’da hediyelik eşya dükkanına giren bir adamın “selamün aleyküm” deyişinden Türk olduğunu anlamıştım. Demek ki Arapça konuşurken bariz bir Türk aksanımız var. Yine Amerika’da aksanından bayağı bir elemanın Türk olduğunu anladım.” she, he” hatası yapan ve “bicavuz” diyen başka millet yok. Gittiğim ülkelerde insanların Türklerle ilgili bilgisi az olduğu için aslında bilemiyorlar. Oysa bir Türk’ün yaptığı her şeyi yapıyordum. Mesela herkes sabah kahvaltısında corn flakes yerken ben peynir, bal, tereyağ, domates, omlet, zeytin, çaylı kahvaltı hazırlıyor, saatlerce kahvaltı masasından kalkmıyordum.

Bu arada bir tartışma başlar

Bu sorulara cevap veren dostlar kendi aralarında küçük bir tartışma yaşar.

A. Biz Türkler bu kadar kötümü yüz? Yurt dışında medeni, kariyer yapmış, insana saygılı, dürüst, bulunduğu ülkenin ortamına uyumlu Türk yok mu?  Ne kadar karamsarsınız. Kendimizi neden bu kadar küçültürüz anlamıyorum

B. Kendimizi küçümsediğimizden değil A. bey bunlar bir kısım için geçerli eleştiriler hepsinin böyler olduğunu iddia etmiyoruz zaten. ayrıca ırlandalı,italyan falan içinde yorum istense emin olun daha ilginç yorumlarda çıkacaktır.

Son niyetine

Bazısı hangi ülkede bu olaya şahit olduğunun önemli olduğunu söyledi.

Bazıları kendi aralarında tartıştı.

Bazıları yaşadıklarını anlattı.

Bu konuda katkı koyan tüm dostlara teşekkürler

Bu tip hikayeler çok duyarız aslında.

Bu konuda hiç unutmadığım bir anlatı bir dostumun paylaştığı şu anıydı. “Sık sık A.B.D.’ye giderdim. Bir gün konferansta sıkılıp kaçtım. Otobüs durağında ceketimi omzuma atmış otobüs beklerken, biri yanaştı ve “N’aber lan!” dedi. Daha sonra sahile indim. Ayakkabılarım elinde kumlarda dolaşırken yine karşıdan gelen biri “N’aber lan!” deyince şok oldum doğrusu!”  

Demek ki bazı tipik özelliklerimiz var. Bizi ele veren özellikler.

Bazılarını belki de sadece bizler anlayabiliyoruz.

Unutmadan Litvanya’daki olayı anlatayım.

Litvanya’nın başkenti Vilnius’un en işlek caddesinde dışarıda oturmuş akşam yemeği yiyoruz. Bu arada karşımızda, yaya kaldırımının tam ortasında 3 genç dikkatimi çekti. Aha bunlar kesin Türkiye’den gelmiş dedim!

3 kişi yolun ortasında duruyor! Soldakinin Lacoste ve çizgili tişörtü var ve elinde bir iphone. Ortadaki gömlekli ve elinde bir şehir haritası var. Soldaki ise biraz uzak duruyor onlara.

Bir yer arıyor gibi haritaya bakıp tartışıyorlar. Gençlerden biri, eliyle gösterip sağa gideceğiz diyor! Diğeri ise hayır sola gideceğiz diye gösteriyor. 2 dakika tartıştılar. Ortadaki genç haritayı tutup durdu. Belki bir yeri arıyorlar ama nasıl gidecekler?

Sonra sağdaki genç iphone ile online olup haritaya baktı. “O yeri” bulmaya çalıştı.

Bir süre yine tartıştılar! Biri sağı, diğeri solu gösterdi yine.

Bir dakika kadar sürdü bu olay.

Sonra ortadaki genç haritayı baş aşağı çevirdi (kuzey-güney doğrultusunda) ve öyle bakmaya başladı. Yine bulamadılar.

Bunun üzerine sağdaki genç de iphone’u baş aşağı çevirdi (kuzey-güney doğrultusunda) ve hem haritada hem de iphone’da tekrar aradılar “o yeri”.

Sonra yine biri sağı, diğeri solu gösterdi. Bir karara varamayıp dosdoğru yürüyüp gittiler.

Biz de güldük… güldük!

Sonra gözlerim aradı onları, ama gözden kaybolmuşlardı. Herhalde en sonunda birine sorarak “o yeri”n yolunu buldular!

Sizin de bu konuda paylaşmak istediğiniz bir şeyler, ilginç anılar varsa lütfen yazınız: yildiraylise(at)yahoo(dot)com

22-28temmuz2011

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s