Benim adamlarım

 Dr. House, Behzat Ç. ve Patrick Jane

 

 

Uzun yıllardır seyrederim Amerikan yapımı dizileri.

 

Çoğunu beğenerek izlerim.

 

En beğendiklerin hangileri diye sorarsanız eğer.  

 

Cevap verdiğim dizilerin hepsinin başkahramanı bir ADAM var.

 

Ama sıradan bir ADAM değil!

 

 

Bu listenin en başında yer alan LOST bir fenomendi. Onunla ilgili uzun uzun yazdım, anket yaptım. Bundan dolayı onu bir kenara koyuyorum.

 

Diğer sevdiğim ve içinde bir ADAM olan diziler ise House M.D., The Mentalist ve Behzat Ç.

 

Dr. House dizisinin 7. sezonu bitti. Her bölümünü izledim ve her geçen gün House karakterini ve dostu Wilson ile olan ilişkisini daha çok sevdim. Kendi hayatımdan parçalar buldum bazen.

 

Behzat Ç. bu listenin en yenisi. Geçen sene Türkiye için ilklerden biri oldu. Onunla da ilgili bir yazı yayımlamıştım zaten.

 

Diğer bir kahramanım ise belki kıyıda köşede kalmış, çok kişinin bilmediği biri: “The Mentalist” dizisinin başkahramanı Patrick Jane.

 

 

Narsist adamlar bunlar. Başlarına buyruklar.

 

Ama hep bir sevecen tarafları var.

 

Onları sevmemizi sağlayan şeyler var, ama isimlendiremiyoruz.

 

Hayatınıza kısa sürede girseler, kocaman bir iz bırakır bunlar.

 

Unutamazsınız.

 

 

Hepsinin hayatla sorunları var. Kaybedenler kulübünün üyeleri sanki.

 

Ama bir tutku var içlerinde onları hayata bağlayan.

 

Bir şeyleri çözmek, bazı şeylere çomak sokmak.

 

Sezgileri ile sorunların üstesinden gelirler.

 

Ve bir kere içlerine bir şüphe düştü mü, onu sonuna kadar takip ederler.

 

Hedeflerinde olmak istemez hiç kimse.

 

 

Üçü de motorlu araçları seviyor. Araba veya motorlar takıntıları.

 

Bir dost veya kardeş var onları en iyi bilen. O kadar. Dünyada TEK kişi.

 

Üçü de kendine bakmaz. Dış görünüş hiç önemli değil.

 

Patrick Jane çay, diğer ikisi alkol içmeden duramaz.

 

 

Ukalalar. Bağırıp çağırmasalar bile söz ile hallederler işlerini. Hep bir laf sokma hali vardır.

 

Üçünün de kadınlarla arası hep sorunlu. Başarılı ilişki kelimesi yok lugatlarında.  

 

Çocuksu yanları var. Bunları doyurmak gerekiyor.

 

Oyunları ve şakaları seviyorlar. Tabii ki bunlar normal olanlardan değil. Kendilerine has tarzları var. 

 

Geçmişle olan takıntıları ortaya çıkar her sezonun belli bölümlerinde. 

 

 

Düşünsem belki daha birçok ortak yan aklıma gelecek.

 

Neden seviyorum bu adamları diye hep sorarım kendime.

 

Nedeni onlara benzemeye çalışmak mı acaba?

 

Daha fazla irdelemeden  “3 dizi, 3 adam ve ben” diye bitireyim yazıyı.

 

 

21ağustos2011 (Pazar günü)

 

Fotoğraflar: İnternetten indirilip tarafımdan birleştirildiler.

 

Not: Dizilerle ilgili link verecektim ama siz Hz. Google’a isimleri yazın yeter ki, istemediğiniz kadar link geliyor!

 

O yüzden  sadece bu konuda blogumda yer alan yazıların linkleri veriyorum:

 

LOST üzerine çeşitlemeler: https://yildiraylise.wordpress.com/lost-uzerine/

 

Behzat Ç.: https://yildiraylise.wordpress.com/2011/08/07/behzat-c/

 

Bir de bugün yayınlanan ve beni aylardır ertelediğim bu yazı için gaza getiren yazı: http://www.haberturk.com/medya/haber/661449-house-c-vs-dr-behzat 

Benim adamlarım” üzerine 3 yorum

  1. Güzel yazı. Bu adamlarda herkesin sevdiği bir şey var ama tanımlaması herkesçe farklı. Ben House son bölümü izleyince “yok yok, böyle bir arkadaş etrafımda olmasın” kararını vermiştim. bu bile aslında senaristlerin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.

    yazı için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s