Türkiye Cumhuriyeti’nin Olimpiyatla İmtihanı – Londra 2012 Vakası

Olimpiyatları seyrediyorum herkes gibi gaza gelip madalyalar alacağız umuduyla. Gecikince madalyalar, başta medya ve yetkililer olmak üzere herkes diken üzerinde. Bir şeyler diyorlar. Bir şeyler diyemiyorlar. Biri bir madalya alsa da gazımız alınsa havasındayız.

Yüzme yarışlarını hep gıpta ile seyrederim olimpiyatlarda. Bu sene kadın voleybol ve basketbol takımlarımızın maçlarını da izlemek güzel oluyor. Son günlerinde ise atletizm şöleni başlıyor bu olimpiyat ruhunun. Sonra Eurosport kanalında daha önce belki de hiçbirimizin adını duymadığımız su sporları ve farklı oyunlar çarpıyor gözümüze. En azından bunlara hazırlansak yıllarca madalya şansımız çok olur be hacı diyorum kendi kendime. Ata sporu güreş, halter hele hele futbola verdiğimiz o önemi düşününce üzülüyor insan.

Bunları düşünürken bu sabah Facebook ve Twitter üzerinde şöyle bir soru sormalı dedim ve sordum: “Bu olimpiyatı seyrederken aklıma şu geldi. Türklere özel olimpiyat düzenlesek sizce favori dallar ne olurdu? Benim ilk aklıma gelenler şunlar oldu. Çekirdek çitleme, kırmızı ışıkta en hızlı kornaya basmak, en uzun süreli dedikodu yapmak, en çok çay içme… Sizin önerileriniz nelerdir?”

Önce benim favorileri branşlarımı belirteyim:

–       Yakartop (çocukluktan aşinayız buna)

–       Şambrelle derede yarışmak

–       Çocuklar arası evcilik ve doktorculuk oyunları

–       En uzun süreli playstation oynamak

–       Evde en süreli pembe dizi ve sabah kadın programları seyretmek

–       Kaldırım taşlarına basmama oyunu

–       Çekirdek çitleme,

–       Kırmızı ışıkta en hızlı kornaya basmak

–       En uzun süreli dedikodu yapmak

–       En çok çay içmek.

Birçok dosttan farklı öneriler geldi:

–       Kapı önünde misafir uğurlama

–       Rakı sofrasında memleket kurtarma (Yarışma kurgusu da şöyle: Herhangi bir sorunu olan ülkeyi veriyorsun, en kısa sürede tüm sorunları çözülüyor. Ertesi gün her şey unutulacağı için bu dalda ödül töreni de olmuyor tabi…)

–       Kuyrukta sıra kapmaca, kaynak yapmaca 🙂

–       Yolculuğa gidenin peşinden su dökmece…

–       En çok çay içme (bu dalda olimpiyat rekoruna adayım demiş dostumuz)

–       Tavla

–       Deve güreşi

–       Uzun eşek

–       Karı götürme muhabbeti (erkekler arası bir oyun)

–       En uzağa kim işer – Rüzgara karşı işemek

–       En büyük taraftar kim

–       Kahve falı bakma

–       En çok internete girmek ve sosyal paylaşım ağlarını kullanmak,

–       Yarışma programlarını izlemek

–       Her gün güllaç arama ve kurtarma, arkasından da yeme yarışı 🙂 (Bu konuda ben en güçlü adayım!)

–       Anneler arasında terlik atma yarışları (olmadan olmaz)

–       Çamurda çivi oyunu,

–       Zehir, kuyu ve bilumum branşlarda misket oyunları

–       Çinçan atlama (*)

–       Yastık dövüşü

–       Suda taş sektirme

–       Metrobüse en kalabalık sayıda binmece

–       Yüksek desibelde anırma

–       Urban rally

–       Mobilet grand prix

–       En uzağa sümkürmece

–       Takım halinde langırt

–       En uzun atkı/kaşkol örmece

–       Telefona bakmadan hatasız hızlı mesaj çekme

–       Yamaçtan aşağı kıç üstü düşmeden koşarak inmek

–       Bos fikir sormaca/beyan etmece

–       Havuzda ön dişlerinin arasından uzağa su fışkırtma (su sporları arasına alınabilir)

–       Tehdit etmek

–       Sigara içmek

–       Yerlere tükürmek

–       Sulama kanallarında çimmek

–       Kamu kurumu yöneticileri için yer değiştirmek

–       Otoyol köprüsünden geçen arabaları saymak

–       Oturarak siyaset yapma yarışması (rakipsiziz)

–       Senin araban kaç model, kaç TL, kaç km.de, senin evin kaç m2, vb. sorular sormaca

–       En hızlı leblebi tozu yemece

–       Yaya kaldırımına uygunsuz park

–       Dolmuşta ayakta dengede durma

–       Yumurta tokuşturma

Olimpiyat açılış töreni için de bir öneri geldi: Açılış gösterilerinde havuzda ön dişlerinin arasından uzağa su fışkırtma takımı su yüzeyinde dudak büzüp tazyikli hava üfleyerek çıkartılan seslerle mehter marşını söyleyebilir. Onlara koltuk altına el koyup kol kapatma suretiyle çıkartılan bas seslerle eşlik edebilirler. Ayak parmaklarıyla terliklerini önden kavrayan genç kızlar şıpıdı şıpıdı terlik sesleriyle tempo tutulabilir. El arasına alınan yaprağa ve şişe ağzına üfleyenler ve şıklatarak anahtar çevirenlerle grup tamamlanır.

Son söz olarak şunu söyleyeyim: Benim tek umudum kadın voleybol ve basketbol milli takımlarımız. Eğer madalya alırlarsa (inşallah diyorum) hem Türkiye’nin hem de Türk kadının spordaki makus talihi değişecek gibi hissediyorum. Geri dönüşü olmayan bir yola girecek sporda kadınların rolü ve önemi. Umutla bekliyorum.

3-4 Ağustos 2012

Bu yazıya katkıları için teşekkürler (alfabetik): Ahmet Enis Eren, Çağatay Sondan, Ebru Gökteke, Enver Arcak, Fatih Güvercin, Füsun Gezgin Özer, Hansın Doğan, Mustafa Artar, Nihat Andaç, Sami Evli, Soner Bekir, Tuğba Ağırbay Ma, Yeşim Aydın Son,  Zeynep Talu.

* Çinçan atlama:  Ankara yöresinde kullanılır. Yeni nesil lastik atlama da diyor. Uzun bir lastik ucundan düğümlenip çember haline getirilir. İki kişi ayak bileklerinden göğse kadar yükselen zorluk derecelerinde lastiği kendilerine dolayıp gerer. Üçüncü kişi bu lastiğe takılmadan üzerinden bir o yana bir bu yana, ortasına vs atlayarak turu tamamlar.

Olimpiyat logoları: The Guardian gazetesinin internet sitesi ve wikipedia.org adreslerinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s