Işıl Şakraker: “Sadece sevginin var olduğu bir dünya gerçek”

Küçük Prens Koleksiyonerleri Röportaj Dizisi: Işıl Şakraker

“Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi” sonrası Gezi Parkı etkilerinden fırsat bulup yayınlayamadım.

Her Küçük Prens koleksiyonerine aynı soruları sormak üzere yola çıktığım bu güzel röportaj dizimin 2. röportajını uzay mühendisi Işıl Şakraker ile yaptım.

Işıl’ın gözünden Küçük Prens ve koleksiyonu bu yazıda.

 

Işıl Şakraker kimdir?

Işıl kendi kaleminden kendini şöyle anlatıyor: Ben 27 yaşında bir uzay mühendisiyim. Şu anda NATO ülkelerinin üye olduğu ve tesadüfen Belçika’da kurulmuş bir araştırma enstitüsünde doktora yapıyorum. Uzay mekiklerinin dünya veya herhangi bir gezegene inişleri sırasında aşırı ısınmasından dolayı kullanılan, Star Trek ağzıyla “ısı kalkanları” üzerine çalışıyorum.”

 SANYO DIGITAL CAMERA

Yıldıray Lise (YL): Küçük Prens kitabında sizi en çok ne etkilemiştir?

Işıl Şakraker (IŞ): Çok zor bir soruyla başladık. Sanırım beni en çok etkileyen şey, hayata dair her duyguyu içinde bulabiliyor olmanız. O günlerdeki psikolojinize göre her okuduğunuzda size başka bir şey anlatabiliyor olması.

YL: Küçük Prens ile ne zaman ve nasıl yollarınız kesişti?

IŞ: Ankara Tevfik Fikret Lisesi’nde hazırlık sınıfında, sonunda alıştırmalar olan Fransızca baskısını ders kitabı olarak almamız gerekti. Ben beş yıllık ilköğretim sisteminde okuduğum için 11 yaşındayken tanışmış olduk.

YL: Küçük Prens ile ilgili neler biriktiriyorsunuz? Koleksiyonunuz nelerden oluşuyor ve neyi amaçlıyor?

IŞ: Aslında sadece kitapları biriktiriyorum. Ancak çevrenizdeki insanlar hevesinizi öğrendikçe başka hediyelik eşyalar da geliyor, tabii ki hayır demiyorum. Örneğin küçük bir çiçek biblom var, doktora tezimi savunduğum gün jüriyle aynı masaya oturtacağım.

YL: Ne zamandan beri bu koleksiyonu yapıyorsunuz? Nasıl başladınız?

IŞ: Ben seyahat etmeyi çok seviyorum. İlk başlarda aslında “koleksiyon” fikri de yoktu kafamda. Fransızca ve Türkçe’den sonra ilk kez 2004 yılında üniversitedeyken bir öğrenci organizasyonuyla gittiğim Selanik’ten Yunanca’sını aldım. Amacım yine biriktirmek değildi. O sıralar Yunanca’ya çok merak sarmıştım, ben öğrenir bunu okurum diyerek aldım. Sonraları gittiğim başka yerlerden de almaya başladım.

Koleksiyon fikri kendi kendine gelişti. İçine girdikçe gördüm ki dipsiz kuyu ve hepsini kendim almaya kalkarsam çok büyük ihtimalle ömrüm her yere gitmeye yetmez. O yüzden eşten dosttan da istiyorum. Zaten sonradan farkettim ki az bulunur garip diller koleksiyonerler için örneğin Almanya’daki Tintenfass’ta çevriliyor. Yani gittiğiniz yerde oranın dilini bulamıyor da olabilirsiniz. Nitekim Malezya ve Endonezya’da neredeyse hiç kitapçı yoktu ve bulamamıştım.

gezmek

YL: Koleksiyonunuz nasıl oluştu? Kendiniz mi alıyorsunuz yoksa yardım eden dostlarınız var mı?

IŞ: Aslında yukarıda cevap verdim. Şimdilerde insanlar bu tutkumu bildikleri için ben istemeden kendiliklerinden de getiriyorlar. Şaka bir yana, öğrenci maaşımla hepsini toparlamak zor. İyi ki yardım edenler var! 🙂

YL: Koleksiyonuzun son durumu hakkında bilgi verir misiniz? Kaç parça var?

IŞ: Şu anda yanılmıyorsam 60 dil var. Bazı dillerde farklı baskılarım var, toplam kitap sayım 85 civarında. Yani yolum daha çooook uzun.

YL: Koleksiyonuzu internet üzerinde veya farklı yollarla paylaşıyor musunuz?

IŞ: Her ne kadar mühendis olsam da web sayfası yapma konusunda iyi değilim o yüzden kolayından bir blog sayfası açtım. Ancak pek güncel olduğunu söyleyemeyeceğim ve blog koronolojisi koleksiyonlar için pek uygun değil. İlk fırsatta güzel bir sayfa hazırlayacağım.

YL: Koleksiyonunuzun geleceğiyle ilgili hedefleriniz var mı?

IŞ: Aslında geleceği hiç düşünmedim. Benden çok daha fazla kitaba sahip olan koleksiyonerler varken sergilemeye kalkmam abes olabilir, ancak bağışlama fikri de, ilerde çocuklarıma bırakma fikri de çok hoş.

YL: Diğer koleksiyonerlerle iletişiminiz ve işbirliğiniz var mı?

IŞ: Mehmet Sobacı ve Yıldıray Lise’ye çok teşekkür ederim. Bana kitap hediye ettiler. Umarım ben de onlarda olmayan ilginç bir kopya bulunca onlara gönderme fırsatı yakalayabilirim. Bir yandan da size daha yakın birileriyle bu ilgiyi paylaşıyor olmak güzel.

YL: Beğendiğiniz koleksiyonlar var mı? Mutlaka şu koleksiyon parçası ben de olsaydı dediğiniz durumlar oldu mu?

IŞ: Kesinlikle. Sanırım her Küçük Prens koleksiyoneri gibi benim için de Jaume Arbones nihai hedef. En çok istediğim parçalar ise Braille alfabesinde yazılmış diller.

YL: Kendimden biliyorum koleksiyonculuk serüveninde birçok ilginç anılar yaşanıyor. Senin başından geçen ilginç olaylardan bazılarını paylaşır mısın lütfen?

IŞ: Ben bir araştırma enstitüsünde doktora yapıyorum. Burada çok fazla milletten insan var ve uzay mekikleri, uçak motorları gibi konular üzerinde çalışıyoruz. Herkesin teknik olduğu bir ortamda hayatın Big Bang Theory dizisinden hiçbir farkı yok. Bir keresinde posta kutumda şu yeni çıkan üç boyutlu kitaplardan birini buldum. Çekçe’ydi ve içinde gayet dokunaklı bir mektup vardı, sevindim. Velhasıl mektup bir mühendis elinden deneysel bir edebi çalışmaydı, yani ne dediğini çok da anlayamadım. Neyse ben kitap için çok sevindim ancak bu Çek arkadaş aradığını bulamamış olacak ki, gelip benden kitabı geri aldı. Bir de üstüne “Hırsız çingene, kitabımı çaldın” gibi laflar söyledi. Trajikomik bir durumdu. Neyseki sonunda sağ ve salim olarak doktorasını bitirebildi.

Bir keresinde de Hindistan’a giden bir arkadaştan kitap istemiştim. Koleksiyonumdan çok haberi yoktu ve bulamayınca bana Hintçe Tintin getirmişti. Komik hatıra olarak koleksiyonumla beraber duruyor.

YL: Bu koleksiyonu oluştururken sana bir şeyler kattığını veya seni değiştirdiğini düşündün mü hiç?

IŞ: Aslında bu kadar çok değişik dili ve kültürü bir arada görünce; herkese, herkesten kastım her ırka her dine her renge her cinse, hitap edebilen bir şeyin var olduğunu idrak ediyorsunuz. Günlük hayatta insan elinden çıkma savaş, ekonomi vb. gibi yapaylıklara ve mutsuzluk kaynaklarına bir adım yukardan bakabilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Belki safça gelecek ama asıl olanın sevgi, renkler ve çiçekler olduğu bir dünya yaratabilmemizin mümkün olduğunu görebiliyorsunuz.

YL: Ana koleksiyon dışında başka Küçük Prens malzemeleri de biriktiriyor musunuz?

IŞ: Aslında biriktirmiyorum ama hediye olarak biblolar, afişler, ajandalar, defterlerim var. Onun dışında bir de dövmelerimi biriktiriyorum diyebiliriz. Üç tane Küçük Prens dövmem var. En sevdiğim iş, el bileğimdeki kapalı boa resmini soran insanlarla yapılan sohbetler. Hiç beklemediğiniz kişiler “Aman tanrım ne kadar korkunç!” diye cevap verdiğinde aynı kitapta yaşanan sahne gibi başka bir frekanstan irtibata geçebiliyorsunuz. Tabii ki şapka diyenlerle ilişkiyi kesiyor değilim. Bu arada Formula 1 pisti diyen çok oluyor, onu da yaratıcı cevap olarak kabul ediyorum.

SANYO DIGITAL CAMERA

YL: Küçük Prens kitabının bu kadar sevilmesinin sırrı nedir sence?

IŞ: Hikayesini bir kenara bırakırsak, tüm insanlar için ortak olan sevgiyi ve karşınızdakinin varlığına olan saygınızı temel aldığı için bu kadar evrensel olabilmiş. İnsanın içindeki toplum tarafından susturulmuş çocuğa seslendiği için. Ayrıca her yaştan insana farklı da olsa bir şey anlatabilme becerisinden kaynaklanıyor.

YL: Kitabın en çok sevdiğin bölümü hangisidir?

IŞ: İşte bu soru daha da zor oldu. Birini söylesem diğeri üzülecek gibi geliyor. En iyisi hepsi deyip geçiştireyim kimse darılmasın…

YL: Sence Küçük Prens kitabının en önemli mesajı nedir?

IŞ: Sadece sevginin var olduğu bir dünyanın gerçek olduğu…

YL: Türkiye’de bir Küçük Prens Müzesi kursak, sence içinde mutlaka olması gerekenler nelerdir?

IŞ: Çizimler ve kitaplar olmalı. Öte yandan da her yaştan insanın izlenimini veya resimlerinin biriktirildiği koskocaman bir defter olabilir.

foto

23temmuz2013

 

Işıl Şakraker’in koleksiyonu sitesi: http://lillymarlin.blogspot.com/

E-posta adresi: isilsakraker(at)gmail.com

Fotoğraflar: Işıl Şakraker arşivi

Işıl Şakraker: “Sadece sevginin var olduğu bir dünya gerçek”” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s