Bir seri katilin gecesi

“Sessiz geceler

 

En çok kor sana

 

Bir an önce sabah olsun

 

Kuşlar cıvıldasın istersin”

 

diye mısralar yazmıştın bana

 

 

Aslında öyle

 

ben Remzi

 

Geceler bitsin

 

Hemen sabah olsun isterim

 

 

Tüm kötü gecelerin

 

Sonunda

 

O kadar cana kıydıktan 

 

Sonra

 

 

Sabah ezanı okunurken

 

Ben ve birkaç yaşlı amca sokaklarda

 

Ellerim kanlı gelirim

 

Eve usulca

 

 

Soğuk suyla duş sonrası

 

Usulca yatarım yanına

 

ve sarılırım sana

 

İşte o an her şey biter

 

Sabah kaşık pozisyonunda

 

Huzur içinde uyanırım

 

 

Kimse görmez

 

Ağlarım her sabah

 

Yatağımızda

 

Sen kahvaltıyı hazırlarken

 

 

Kalkar yine duş alırım

 

Hayata tutunmak için

 

Senle…

 

 

14ağustos2011 (sahur vakti)

Bu bozkır şehrinde

Bir yaz günüydü

 

Sabahın köründe

 

Erkenden uyandım

 

İçimde bir ağırlık

 

Nedenini bulamadım

 

 

Soğuk sularla duş aldım

 

Kahvaltı yaptım

 

En güzel yerlerinde dolaştım

 

Bu sarı şehrin

 

 

En iyi dostlarımla sohbet ettim

 

Hiç hafiflemedi

 

Merhem olamadı hiçbir şey

 

 

Yokuş aşağı

 

Kalbim yerinden çıkacak gibi koştum

 

Ter içinde kaldım

 

Nefes nefese

 

 

Eve geldim

 

Yine soğuk sularla yıkandım

 

En sevdiğim müzikleri dinledim

 

En sevdiğim filmi seyrettim tekrar tekrar

 

Ama nafile

 

 

Akşam çökünce

 

Bu kara şehre

 

Birkaç damla yaş döktüm senin için

 

 

Rahatlamışım

 

Kanepede uyuyup kalmışım

 

Uyandığımda fark ettim

 

Islak yüzümde bir gülümseme belirdi

 

 

Bir yaz akşamıydı

 

Bir hafifleme hissettim içimde

 

Bu bozkır şehrinde

 

 

6ağustos2011