Bir yeri yazmak oraya sahip çıkmaktır.

kdmp

Bugün, bir Nisan ayı pazarı.

Sabah ATLAS Dergisi’nin 20. yıl özel dergisine tekrar baktım.

Gün içinde TRT’de Ara Güler’in Afrodisyas belgeselini seyrettim.

Sonra Haluk Şahin’in yeni kitabını tanıttığı tweetini gördüm.

Son cümlesi  “… Bir yeri yazmak oraya sahip çıkmaktır.” idi.

ATLAS Dergisi’ni okuma zevkinden sonra üst üste iki usta da bir yeri anlatmanın, yazmanın, fotoğraflanmanın aslında o yere sahip çıkmak olduğunu ne de güzel anlatıyordu.

Başta Küre Dağları Milli Parkı olmak üzere yazılarım, danışmanlık yaptığım belgeseller ve blogum geldi aklıma.

“Hiçbirşey yapmasam bile bu yazılarımla en azından derdimi anlatıyorum” dedim kendime.

İşim gereği Türkiye’yi ve dünyayı gezmenin ne kadar önemli olduğunu tekrar anladım. Tüm dostlarıma, gördüğüm ve gezdiğim tüm yerler için şükran duydum.

Sonra içimden geçirdim: Umarım herkes çevresine, sevdiği yerlere sahip çıkar ve anlatır…  Fotoğraf çeker, video çeker, yazılar yazar…  Derdini ve o yerleri anlatır… Anlatır…

Bu konuda emek veren herkesin ellerine sağlık diyorum.

salda_golu

21nisan2013

Fotoğraflar: Yıldıray Lise (üst: Küre Dağları Milli Parkı; alt: Burdur Salda Gölü)

İZ TV “9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nı nasıl hazırladı?

2011 Uluslararası Orman Yılı kutlamaları çerçevesinde İZ TV Belgesel Kanalı ile Küresel Çevre Fonu (GEF) destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” ortakları Türkiye’nin 9 orman sıcak noktasını anlatan belgesel kuşağı hazırladı.

9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nın her bölümü sanatçıların, bilim insanlarının, sivil toplum temsilcilerinin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatında görevli uzmanların katılımı ile çekildi ve düzenli olarak İZ TV’de yayınlandı.

“9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” yönetmeni Vedat Atasoy bu belgesel kuşağı ile ilgili Yıldıray Lise’nin sorularını UNDP Türkiye’nin aylık dergisi “Yeni Ufuklar” için yanıtladı.

(Fotoğraf: Yıldıray Lise – Yenice Ormanları çekimleri)

Yeni Ufuklar: İZ TV’yi bize kısaca anlatır mısınız?

Vedat Atasoy: Ben Vedat Atasoy, Murat Toy, Ahmet Sargın ve Coşkun Aral’dan oluşan kurucu ekip, Şarküteri Prodüksiyon çatısı altında Türkiye’nin ilk belgesel kanalı projesini hayata geçirdik ve “Her Şey Ardından Bir İZ Bırakır” sloganıyla 6 Şubat 2006’da yola çıktık. 60 kişilik çekirdek ekip ve 100’den fazla bağımsız belgeselcinin desteğiyle önce Türkiye’nin ardından da Avrupa’nın en iyi belgesel kanalı olduk. 2007 yılında Hotbird TV Ödüllerinde ”Avrupa’nın En İyi Belgesel Kanalı” ödülünü kazandık. Türkiye’nin saygın dijital platformu DIGITURK’ün 18. ve 182. kanalından ve 318. kanalından HD olarak yayın yapan İZ, şu anda Türkiye’nin en çok izlenen belgesel kanalı.

Yeni Ufuklar: 2011 “Uluslararası Orman Yılı” idi. Bu yılda birçok kurumla ortak çalışarak “9 Sıcak Nokta” belgesel kuşağını hazırladınız. Bu fikir nasıl doğdu?

Vedat Atasoy: Türkiye ve yakın coğrafyasının, kültürel ve tarihi zenginlikleri kadar doğası da bizim için anlatılması gereken öncelikli konulardan biriydi.  Bu sebeple kurulduğumuzdan beri birçok projeye imza attık. Bunlardan biri de geçen sene Küre Dağları Milli Parkı’nda hazırladığımız ”Küre: Doğaya Saygı” belgeseliydi. Bu belgeselin çekimleri esnasında İZ TV yapımcılarından Dilek Mayatürk ve UNDP Türkiye Ofisi’nden Yıldıray Lise bu projenin temellerini oluşturdular. Ardından yaptığımız detaylı çalışmalarla da proje hayata geçti.

Yeni Ufuklar: Bu belgesel kuşağı çekimlerinde hangi kurumlarla ve kişilerle işbirliği yaptınız?

Vedat Atasoy: Öncelikle “9 orman sıcak noktası” kavramının isim babası olan Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) ve bizi bu projenin oluşumundan son anına kadar yalnız bırakmayan Yıldıray Lise kanalıyla UNDP Türkiye ile görüşüldü. Ardından Çevre ve Orman Bakanlığı ile irtibata geçtik. Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ile protokoller imzalandı. Böylece aslında Türkiye’de çok da fazla örneği bulunmayan kapsamlı bir proje başlamış oldu. Belgesel projesinin sponsoru olan COLUMBIA’nın da desteğini unutmamak lazım. Ama bence en büyük teşekkürü, bu projede ”GÖNÜLLÜ” yer alarak, bu zor coğrafi koşullarda belgesel serisinin hayata geçmesini sağlayan usta oyuncular (bölüm sırasına göre); Erkan Can, Pelin Batu, Olgun Şimşek, Uğur Polat, Hakan Gerçek, Şevval Sam, Güven Kıraç, Mehmet Aslantuğ ve Serhat Tutumluer‘e etmek isterim. Onların içten hisleri ve doğanın korunması adına yapılan tüm çabalara gönüllü destekleri bu projenin başarısında en önemli faktördür. Ayrıca görsel olarak görkemli görüntüler elde etmemizi sağlayan kameramanlarımız; başta Oğuz Özdemir olmak üzere, Ethem Tosun, Aydın Kapancık veSerdar Sönmez’e de çok teşekkür ederim. Son büyük alkış da tüm bu projenin yükünü sırtında taşıyan Dilek Mayatürk’e gelmeli.

Yeni Ufuklar: 9 ayda 9 farklı yerde 9 sanatçı ile çekimler yaptınız. Başınızdan mutlaka ilginç olaylar geçmiştir. Bunlardan birkaçını anlatır mısınız?

Vedat Atasoy: Çok renkli insanlarla, çok renkli ve görkemli ama bir o kadar da zor coğrafyalara gittik. Elbette bu birçok unutulmaz anları da beraberinde getirdi. Ama özellikle 2 metre kar varken gittiğimiz ve 3-4 gün mahsur kaldığımız Karçal Dağları çekimi tam bir maceraydı. Erkan Can‘ın pozitif enerjisiyle tüm bu zorluklar neşeli bir yolculuğa dönüştü. Uğur Polat‘ın korkmasına rağmen, Baba Dağı’nın 2000 metre yükseklikteki parkurundan yamaç paraşütü ile atlaması bize de sürpriz oldu. Şevval Sam ile yoğun siste kaybolduğumuz anda sislerin içinden Hızır gibi çıkan Çoban Ahmet’i herhalde hiç kimse hayatı boyunca unutmayacaktır. Proje danışmanımız Yıldıray Lise’nin Hakan Gerçek‘i ve bizi saatlerce yürütmesi ve 1 saatlik yolların her zaman 2-3 saate çıkması unutulur şey değildi! Hatay’da Güven Kıraç ile yediğimiz şahane yemeklerin tadı hala damağımızda. Olgun Şimşek‘in kar yağdığı için sığındığımız ve yaktığımız ateşle ısındığımız harabe binada söylediği türküler hala kulağımda. Serhat Tutumluer‘in, ateş başında, doğanın koynunda huzur içinde uyuması da en sevdiğim fotoğrafların başında geliyor. Kısaca her yerde çok ama çok eğlendik. Bir an bile sıkılmadık.

Yeni Ufuklar: Her ay düzenli olarak yayınlanan kuşak belgeselleri bugüne kadar kaç kez yayınlandı?

Vedat Atasoy: Belgesel kuşağının 9 bölümü ilk bölümün yayınlandığı Mart ayından itibaren 2011 yılı içinde toplam 345 kez yayınlandı ve 4 milyondan fazla kişiye ulaştı.

(Fotoğraf: Ahmet Şükrü Elbir – son bölüm sonrası ekip fotosu (soldan sağa – Vedat Atasoy, Dilek Mayatürk, Yıldıray Lise)

Yeni Ufuklar: Sizce bu belgesel kuşağının önemi nedir?

Vedat Atasoy: İZ TV kurulduğu günden beri doğa koruma bilincinin aşılanması için bir çok proje gerçekleştirdi. ”9 Sıcak Nokta” da bu projelerden biri. Ancak bu projenin bence en önemli özelliği, Türkiye’de doğayı önemseyen kişilerin sayısının hiç de az olmadığını göstermesi olmuştur. Bu kadar usta oyuncunun bu projede yer alması toplumun birçok katmanındaki kişileri de hareketi geçirmiş ve toplumsal bilinç düzeyini arttırmıştır.

Yeni Ufuklar: Ormanlar ve doğa koruma konusunda 2012 yılında hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz var mı?

Vedat Atasoy: Elbette. İZ kurulduğundan beri en çok önemsediğimiz konuların başında bu geliyor. Şahsen de doğa ve arkeoloji benim özellikle ilgi alanlarım. Ancak bu konular ile yapılan projelerin daha profesyonel yaklaşımlarla oluşması gerekiyor. Sponsorların ve devletin bu projelere maddi desteğinin artması çok önemli bir konu.

Not: Bu röportaj ilk olarak UNDP Türkiye’nin “Yeni Ufuklar” Dergisi’nin Ocak 2012 tarihli 73. sayısında yayınlanmıştır.

Röportajın İngilizcesi:INTERVIEW: 9 HOTSPOTS DOCUMENTARY SERIES

İZ TV tarafından hazırlanan Küre Dağları Milli Parkı tanıtım filmi

Önemli bağlantılar:

İZ TV “9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” hakkında detaylı bilgi

GEF destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” 2011 Uluslararası Orman Yılı Etkinlik Raporu

Bu konuyla ilgili blog yazılarım:

9 SICAK NOKTA BELGESEL KUŞAĞI

“YEŞİL KÜRE” belgeseli 27 Temmuz tarihinde İZ TV’de!

 Türkiye’nin Orman Sıcak Noktaları 

Çalışırsan AYKUT İNCE olursun!

Yıllar önce tanıştım Aykut Abi ile. Türkiye’nin dokuz orman sıcak noktası konusunda ne zaman fotoğrafa ihtiyacımız olsa herkese destek veren biri olarak. Sonra dostluğumuz pekişti, o fotoğraf çekti ben bu güzel fotoğrafların bazılarının yer aldığı yazılar yazdım Türkiye’nin önde gelen aylık dergilerine.

Dikenli yolları aştı, hala aşmaya çalışıyor. Türkiye’nin neredeyse her yerinde ve yurtdışında fotoğraf çekimleri yaptı, bunları yayınladı.

Çok çalıştı ve Aykut İnce oldu.

Türkiye’de doğa koruma ve orman yangınları konusundaki hassasiyet oluşmasında önemli katkısı olduğunu düşünüyorum.

Yaban hayatı ve orman fotoğrafı denilince benim aklıma gelen ilk isimlerden biri o.

Ne tür zorluklar çektiğini en yakından bilen biri olarak sordum sorularımı, severek cevapladı.

Umarım siz de beğenirseniz bu söyleşiyi.

Y.L: Sevgili Aykut Abi, bugüne kadar birçok farklı kurumda çalıştın. Biraz kendinden ve çalışmalarından bahseder misin lütfen?

A.İ: 1961 yılında doğdum. Hemşin-Rizeliyim. İlk-orta ve lise eğitimimi Niğde’nin Ulukışla ilçesinde yaptıktan sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Özel sektörde 1 yıl çalıştıktan sonra kamu sektörüne geçtim. Çalıştığım kurumun özelleştirilmesinden sonra 2000 yılında o zamanki Orman Bakanlığı bünyesinde oluşan uygun ortamda fotoğraf çalışmaları yapmaya başladım.

TRT’nin yaptığı “Yaban Koyunu”, “Kara Akbaba”, “Ayı-insan” belgesellerine fotoğrafçı olarak katıldım.  Ulusal dergilerde Orman Bakanlığı’nın faaliyetlerini anlatan ve doğa koruma hassasiyetlerinin yaygınlaşmasını sağlayan onlarca foto-röportajım yayınlandı.

“Türkiye Ormanları” konulu çalışmam Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesinde gerçekleşti ve kitaba dönüştü. Yine OGM bünyesinde yaptığımız “ Orman Yangınları” çalışmamız kitaba dönüşme yolunda.

Korunan alanlar ve yaban hayatı ile ilgili çalışmalarım devam ediyor.

Y.L: Bir orman endüstri mühendisi olarak fotoğraf maceran nasıl başladı ve gelişti?

A.İ: 1997 yılında bir fotoğraf makinası aldım ve fotoğraf çekmeye başladım. Kendime “Türkiye Ormanları”nı fotoğraflamak gibi bir hedef koydum ve her seyahatte bu amaca yönelik fotoğraflar biriktirdim.

Fotoğraf nedir ve iyi bir fotoğrafa nasıl ulaşılır sorusunu hep sordum ve profesyonellerden destek aldım.

Dünyada tanınmış fotoğrafçıların hayat hikayelerini okudum ve önemli fotoğrafların çekim hikayelerini araştırdım. Usta fotoğrafçıların cümlelerin içinde gizli reçeteler buldum ve bunları uyguladım.

Y.L: Son dönemlerde belgesel çekimleri de yapıyorsun? Bu konuda neler söylersin?

A.İ: Fotoğraf ve film çok farklı sanatlar. Fotoğraf için “o an”  önemli iken filmde hikaye öne çıkıyor. Fotoğraf ile sınırlı sayıda kişiye ulaşabilirken filmler TV kanalıyla çok sayıda insana ulaşmanızı ve mesajınızı iletmenizi sağlar. Ama fotoğrafın etkisinin uzun yıllar devam ettiğini unutmamak lazım.

Son yıllarda gelişen dijital teknoloji sayesinde artık herkes fotoğraf çekiyor ve bunları internet aracılığıyla paylaşıyor. Üretilen çok sayıda fotoğraf karmaşa yaratıyor ve bu ortamda ise iyi fotoğraf-iyi olmayan fotoğraf ayrımını kimse tam olarak yapamıyor. (İyi-doğru fotoğraf nedir? Bunu da tartışmak gerek!)

Belgesel film ise henüz herkesin yapabileceği bir sanat değil. Ancak hızla yaygınlaşıyor.

Y.L: Fotoğraf ve belgesel çekmek de amacın nedir? Bu konuda kendini nerede görmek istiyorsun?

A.İ: Fotoğraf, sinema veya diğer sanatların hedefi anlatmaktır.  Fotoğraf çalışmalarım özel projelerde yoğunlaşmak şeklinde devam edecek. Fotoğraftaki yerim çok özel karelerin peşinde koşmak şeklinde olacak.

Belgesel film projeleri olarak da yine yapılması gereken önemli konular var kafamda. Toplumda farkındalık kavramının gelişmesini sağlayacak çoğunlukla doğa konulu projeler bunlar. Bunları gerçekleştirmeye çalışacağım.

Y.L: Bugüne kadar en keyif aldığın çalışmalar hangileri oldu?

A.İ: En keyifli ve en zor çalışmam “Orman Yangınları” çalışmam oldu. Bu çalışma yapılış öyküsünün tüm fotoğraf tutkunlarının bilmesi gereken bir çalışmadır.

TRT – Orman Genel Müdürlüğü– Doğa Koruma ve Mili Parklar Genel Müdürlüğü ortak yapımı olan “Kara Akbaba belgeseli” çekimlerine çok istememe rağmen yeterince dahil olamadığım keyifli ve verimli bir tecrübe idi.

Yine yakında kitaba dönüşeceğini umduğum KUDÜS çalışmam tarih ve insan konularını içermesi nedeniyle farklı ama keyifli bir çalışmadır.

Y.L: Fotoğrafların birçok ulusal ve uluslararası yayınlarda yer aldı… Bazen ödüller aldın! Peki sana göre en önemli başarıların neler?

A.İ: Çok az ödülüm var. Ödül peşi sıra gezen biri değilim. Ödül; iyi bir işin karşılığında sanatçıya verilen bir şeyse eğer bu mekanizma Türkiye’de doğru çalışmıyor.

National Geographic Türkiye dergisinde ana konu olan “Orman Yangınları” foto-röportajım sonrasında National Geographic’in Amerika’daki merkezinden bana iletilen tebrik mesajı benim için çok önemlidir.

Y.L: Türkiye’de ve yurtdışında fotoğraf çekimleri yaptın… Başından geçen ve unutamadığın birçok anı vardır. Bunlardan birkaçını bizimle paylaşır mısın lütfen?

A.İ: Karşılaştığım bir genç, ne iş yaptığımı öğrendikten sonra bana nasıl çalıştığımı sordu. Biraz dinledikten sonra dedi ki “Sen bu gidişle Aykut İnce olursun!”

Y.L: Kendi çektiklerin içinde en sevdiğin fotoğrafın / belgeselin hangisi? Onun çekim öyküsünü bizimle paylaşır mısın lütfen?

A.İ: TRT, Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Mili Parklar Genel Müdürlüğü’nün birlikte gerçekleştirdikleri “Kara Akbaba “ belgeseli çekimleri esnasında izlediğimiz yuvadaki yavru akbabanın Ağustos başlarındaki görüntüsü dikkatimi çekmişti. Ancak o yaz bu fotoğrafı çekemedim.

Bir sonraki yıl yine aynı tarihte kendimi hazırladım ve o noktaya geri döndüm.

Hava parçalı bulutluydu. Güneş ara ara kendini gösteriyordu. Güneşin olduğu bir zamanda yavrunun da fotoğraf açısının uygun olması gerekiyordu. Gizlendiğim çadır eğimli bir yerdeydi ve sürekli olarak çadırda aşağı kayıyordum. Sabah gün ağarmakta iken girip akşam karanlık çökerken çıkıyordum. Sanırım 4. gün işlem tamamdı ve ben bu fotoğrafı çektim!

Y.L: Fotoğraf ve belgesel çekimleri konusunda kendini geliştirmek için neler yapıyorsun?

A.İ: Cevabı çok basit. Dünyada neler oluyor bakmak lazım. Bol bol film ve fotoğraf çekmek ve en önemlisi hayal kurmak lazım. Konunuzla çok vakit geçirmeniz lazım. Eğer doğa çalışacaksanız doğada uzun süreler kalmanız ve orayı hissetmeniz lazım.

Y.L: Konusunda uzman fotoğrafçı veya belgeselcileri mutlaka takip ediyorsundur. Bunlar kimler?

A.İ: Fotoğrafçı olarak Frans Lanting’i takip ediyorum. Belgesel de ise BBC belgeselleri…

[Y.L. notu: Frans Lanting’in eserlerine www.lanting.com adresinden ulaşabilirsiniz!]

Y.L: Cevabını biliyorum ama yine de sormak istedim. Tüm bu uğraşın sırasında hayal kırıklıkları yaşadın mı?

A.İ: Türkiye’de gerçekten çok özel ve önemli projelerin niçin yapılamadığını görmek benim en büyük hayal kırıklığımdır.

Y.L: Senin başarılı çalışmalarını takip etmek isteyenler sana nasıl ulaşabilir?

A.İ: İsteyenler Facebook ve Gmail adreslerimden bana ulaşabilirler.

Facebook: https://www.facebook.com/#!/aykutince

Eposta: aykutince53(at)gmail(nokta)com

Y.L: Fotoğrafa merak sarmak isteyen gençlere neler önerirsin?

A.İ: Usta fotoğrafçıların fotoğraflarını ve çekim hikayelerini takip etmeliler.

Makine markası ve modeline objektifine takılmadan fotoğraf / film çalışmalılar.

Bol bol fotoğraf ve film izleyip bol çekim yapmalılar.

Y.L: Aykut Abi, vakit ayırdığın için teşekkür ederim. Söyleşimizin sonunda eklemek istediğin başka konular var mı?

A.İ: Bir insan topluluğu bir coğrafyada savaşarak, canlarını vererek devlet kurabilir. Ama medeniyet kuramazlar. Medeniyet ancak ve ancak bilim ve sanatla kurulur.

Aykut İnce’ye bu röportajıma vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyorum. Tüm dikenli yollara rağmen fotoğraf çekmeye ve belgesel hazırlamaya devam etmesinin çok önemli olduğunu haykırmak istiyorum!

Eline sağlık Aykut Abi! Kolay gelsin!

30ocak2012

Fotoğraflar: Aykut İnce

 

Daha fazla Aykut İnce fotoğrafı görmek istiyorsanız!

Türkiye’nin Anonim Memelileri (TRAMEM) sitesindeki memeli fotoğrafları:  http://www.tramem.org/memeliler/?fsx=2fsdl18@d&kul=aykutince&kdx=7JQWqSzgNehpcJ9bSX0VUrpmIPwa2ldZUULaB@gee

Fotokritik sitesindeki fotoğrafları: http://www.fotokritik.com/kullanici/aykutince/portfolyo/hepsi/gf

9 SICAK NOKTA BELGESEL KUŞAĞI

 (Yeşil Küre belgesel ekibi (soldan sağa): Dilek Mayatürk, Hakan Gerçek, Vedat Atasoy, Ethem Tosun ve Tolga Akyarar)

Bu bir başarı hikayesi.

2011 yılı boyunca 9 ay süren bir belgesel kuşağı.

Türkiye’nin 9 orman sıcak noktasını tanıtan, sorunlarını ve koruma çabalarını dile getiren bir kuşak.

Birçok birey ve kurumun birlikte yol aldığı bir çalışma

“Bunlar kimler mi?” yazının devamında okuyacaksınız.

Hikayemiz National Geographic Türkiye Dergisi’nin Ekim 2010 sayısında yer alan “Dört Mevsim Masalı – Küre Dağları” yazımla başlıyor.

Bu yazıyı okuyanlardan ve beğenenlerden biri olan İZ TV yapımcılarından Dilek Mayatürk Küre Dağları Milli Parkı ile ilgili belgesel yapmak için bizimle iletişime geçti. Gerekli ayarlamaları yaparak “Küre: Doğaya Saygı” belgeselini Ekim ayının son günlerinde Küre Dağları Milli Parkı ve tampon bölgesinde çektik.

Çekimlerin son akşamında yapımcı Dilek Mayatürk, görüntü yönetmeni Ethem Tosun ve ben oturmuş çekimleri değerlendirirken bu işbirliğini nasıl geliştirebiliriz üzerine biraz kafa yorduk.

2011 yılının Uluslararası Orman Yılı olduğundan ve Avrupa’nın 100 orman sıcak noktasından dokuzunun Türkiye’de olduğundan söz açıldı ve bu fikri projelendirmeye karar verdik.

Tüm bu çabalar sonucunda 2011 yılı başında Columbia’nın sponsorluğunda proje hayata geçti.

2011 Uluslararası Orman Yılı kutlamaları kapsamında İZ TV ve Küresel Çevre Fonu  (GEF) destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” ortakları olan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, UNDP Türkiye ve WWF-Türkiye ortaklığında gerçekleşen başarılı bir çalışma oldu.

“9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nın her bölümü sanatçıların, bilim insanlarının, sivil toplum temsilcilerinin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatında görevli uzmanların katılımı ile çekildi ve düzenli olarak İZ TV’de yayınlandı.

Karçal Dağları’nda Erkan Can ile başlayan 9 aylık maraton Yenice Ormanları’nda Serhat Tutumluer ile sona erdi.

Danışmanlığını yaptığım belgesel kuşağında Küre Dağları ve Yenice Ormanları bölümlerinde uzman olarak da yer aldım.

Her bölümü bir orman sıcak noktasının tanıtan, doğa koruma ve sürdürülebilir kaynak kullanımı ile oradaki sorunlara değinen belgesel kuşağı ile 9 orman sıcak noktasının korunması ve doğal kaynaklarını sürdürülebilir kullanımı konusunda bilinç oluşturma sürecine önemli katkılar sağladığını düşünüyorum.

HD kalitesinde çekilen ve yayınlanan her bölüm yaklaşık 35 – 40 dakika sürüyor ve düzenli olarak İZ TV’de yayınlanıyor.

Bu kuşak belgeselleri Aralık 2011 sonu itibariyle toplam 316 kez yayınlanmış olacak. Yapılan analizler sonucunda bu belgesellerin Aralık ayı sonu itibariyle en az 3 milyon 790 bin kişiye ulaşacağını tahmin ediyoruz.

Belgesel kuşağının her bölümünde Türkiye tiyatro ve sinemasının önemli isimlerinden sırasıyla Erkan Can, Pelin Batu, Olgun Şimşek, Uğur Polat, Hakan Gerçek, Şevval Sam,GüvenKıraç, Mehmet Aslantuğ ve Serhat Tutumluer birer bölümde konuk sanatçı olarak gönüllü rol aldılar.

“9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” detayları için bakınız:  http://www.iztv.com.tr/kusak.aspx?id=75

(Harita: Dr. Murat Ataol)

Bölüm 1. “Karçal: Kuzeyin Çığlığı”

 

Konuk Sanatçı: Erkan Can

Toplam yayın sayısı: 62

 

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1317

Erkan Can’ın Karçal Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=74

Vedat Atasoy’un Karçal Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=72

Bölüm 2. “Datça Bozburun: Rüzgarlı Diyarlar”

 

Konuk Sanatçı: Pelin Batu

Toplam yayın sayısı: 61

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1363

Pelin Batu’nun Datça-Bozburun Yarımadaları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=77

Bölüm 3. “İbradı-Akseki: Güney Sığınak” 

Konuk Sanatçı: Olgun Şimşek

Toplam yayın sayısı: 43

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1372

Olgun Şimşek’in İbradı-Akseki ormanları yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=79

Bölüm 4. “Baba Dağı: Zirvedeki Tehdit” 

Konuk Sanatçı: Uğur Polat

Toplam yayın sayısı: 33

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1429

Vedat Atasoy’un Baba Dağı yazısı:

http://www.iztv.com.tr/yazioku.aspx?kat=2&id=50

Dilek Mayatürk’ün Baba Dağı yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=80

 

Bölüm 5. “Yeşil Küre”

Konuk Sanatçı: Hakan Gerçek

Toplam yayın sayısı: 29

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1436

Vedat Atasoy’un Küre Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/yazioku.aspx?kat=2&id=51

 

Bölüm 6. “Fırtınalı Vadi”

Konuk Sanatçı: Şevval Sam

Toplam yayın sayısı: 35

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1459

Dilek Mayatürk’ün Fırtına Vadisi yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=83

 

Bölüm 7. “Amanoslar: Güneyin Yaban Yüzü”

Konuk Sanatçı: GüvenKıraç

Toplam yayın sayısı: 17

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1473

Dilek Mayatürk’ün Amanos Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=84

 

Bölüm 8. “İstanbul Ormanları Nerede?”

Konuk Sanatçı: Mehmet Aslantuğ

Toplam yayın sayısı: 20

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1488

Dilek Mayatürk’ün İstanbul Ormanları yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=85

 

Bölüm 9. “Orman Denizi: Yenice”

Konuk Sanatçı: Serhat Tutumluer

Toplam yayın sayısı: 16

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1516

Dilek Mayatürk’ün Yenice Ormanları yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=87

Bu süreçte emeği geçen herkese; özellikle sanatçılarımıza ve İZ TV ailesinden Vedat Atasoy, Dilek Mayatürk, Ethem Tosun, Oğuz Özdemir, Serdar Aziz Sönmez, Aydın Kapancık’a çok teşekkür ederim.

“9 Sıcak Nokta” belgesel kuşağını izlemeye devam ediniz!

Bu bir başarı hikayesidir.

26aralık2011

Türkiye’nin Orman Sıcak Noktaları

(Küre Dağları Milli Parkı – Yıldıray Lise)

1999 yılında WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından tüm Avrupa’daki ormanlar değerlendirilerek Avrupa’da ulusal korunan alanlar sistemi içinde olmayan, zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ve acil olarak korunması gereken ormanlık alanlar belirlenmiştir.

Belirlenen bu ormanlara “Avrupa’nın 100 Orman Sıcak Noktası” adı verilmiştir.  Avrupa’dan Rusya’dan sonra, en fazla “sıcak orman noktası”na sahip ikinci ülke olan Türkiye 9 orman sıcak noktasına ev sahipliği yapıyor. Bu sıcak noktalar toplamı bir milyon 400 bin hektarın üzerinde bir alanı kaplıyor ve %30’u farklı koruma statüleri ile koruma altındadır.

Genetik, tür, ekosistem ve habitat, ekolojik süreçler çeşitliliği; nadir ve nesli tehlike altındaki türlerin varlığı; bozulmamış habitatlar; dış baskı ve tehditlere duyarlılık gibi özellikler, bir alanın doğa koruma açısından önemini ortaya koyuyor.

1999 yılında, WWF-Türkiye’nin katkıları ile “Türkiye’nin Dünyaya Armağanlar” kampanyası çerçevesinde bu orman sıcak noktalarını tanıtmış ve kamuoyunun desteğini sağlamıştır.

“9 Orman Sıcak Noktası”nda yeni korunan alanlar oluşturmak, mevcut korunan alanları genişletmek için Çevre ve Orman Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşları çalışmalarını sürdürüyor.

 2011 Yılı Uluslararası Orman Yılı kutlamaları çerçevesinde İZ TV, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, WWF Türkiye ve UNDP Türkiye “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında her sıcak noktayı tanıtmayı amaçlayan “9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nı hazırlıyor.

Türkiye’nin 9 Orman Sıcak Noktası toplumun her kesiminden ilgi bekliyor!

 

(Harita: Dr. Murat Ataol)

1. Küre Dağları (Kastamonu-Bartın)

2. Amanos (Nur) Dağları (Hatay-Osmaniye)

3. Yenice Ormanları (Karabük)

4. Fırtına Vadisi (Rize)

5. Karçal Dağları (Artvin)

6. İstanbul Ormanları (İstanbul)

7. İbradı – Akseki Ormanları (Antalya)

8. Datça ve Bozburun Yarımadaları (Muğla)

9. Fethiye Babadağ (Muğla)

2011 Uluslararası Orman Yılı kutlamaları kapsamında İZ TV Belgesel Kanalı ve GEF destekli “Orman Koruma Alanları Yönetimin Güçlendirilmesi Projesi” ortakları işbirliğinde hazırlanan “9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” detayları için bakınız: http://www.iztv.com.tr/kusak.aspx?id=75