Uzun, uzun yazabilmek isterim

Uzun, uzun yazmak istiyorum

Kelimeler tek tek çıkıyor dışarı

Bir paragraf olunca duruyorlar

Ah be Borges…

Ah be Ferit Edgü…

Ne iyi ettiniz de girdiniz hayatıma

Kısaldı yazdıklarım!

Sevinsen mi?

Üzülsem mi?

*

Ah be Fazıl Hüsnü Dağlarca…

Ah be Gülten Akın…

Ah be Cemal Süreya…

Ah be Bejan Matur…

Ah be Turgut Uyar…

Ah be Birhan Keskin…

Ah be Haydar Ergülen…

Ah be Didem Madak…

Ah be Özdemir Asaf…

Ah be Sinem Sal…

Ah be Pablo Neruda…

Ah be Wislawa Szymborska…

Ne güzel şiirler yazdınız

Ne güzel anlattınız

Bize yazmak değil

Sadece karalamak kaldı

Ah be…

1şubat2014

Üç Afrikalı çocuktuk

harita

Biz üç çocuktuk

Üç Afrikalı çocuk

Baktık bu haritaya

Hayaller kurduk

Adını bilmediğimiz yerlerle ilgili

*

Bir şair “Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil” demiş

Büyüyünce okuduk

Gittik, gördük onun ülkesini

Şehirlerini gezdik

*

Okuduk ve gezdik

Biz üç çocuk idik

Hayallerimiz sığmadı bu haritaya

Biz üç küçük çocuk

Hayallerimiz dünyadan büyük

3aralık2013

Not: Cemal Süreya’nın Üvercinka şiirine selam olsun!

Foto: İnternetten indirilmiştir. (c) Domwindeck

Cemal Süreya Haftası için “…keşke yalnız bunun için sevseydim seni…” denemeleri

Cemal Süreya Haftası (07-13 Ocak) yaklaşıyor… Ben de aylar önce ustaya saygılarımla notuyla yayınladığım “…keşke yalnız bunu için sevseydim seni…” mısralarımı bir araya getirdim. Ustanın ve hayranlarının affına sığınarak… Cemal Süreya Haftası’nda daha çok şiir okumak temennisiyle…

cemal süreya

Küçük şehirlerde gideceğin yeri bilmeden ayakların seni oraya götürür ya. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Küçük şehir otogarlarında otobüs beklerken yarı uyanık, düşer ya başın. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Otobüse binince hemen uyurum sabah olsun, senin yüzün göreyim diye. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Bir yaz akşamı, kasaba lunaparkında teyzeler çekirdek çitlerken, bizim ağzımız yüzümüz pamuk şeker olurdu. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Gelen eylüldür deyip gülümserim. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Senin yanındayken masmaviyim. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Dicle nehrinde serin ayaklarımız, gün batımını bekliyoruz. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Muhallebiciye ilk gittiğimizde gözlerinin rengini ezberlemiş ve ürkekçe elini tutmuştum. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

İstanbul’un yedi tepesini de dolaştık elele. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ramazan ayının son sahuru için uyanınca bir sevinç kaplar içimi. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Sen uykuya dalmadan her gece Küçük Prens kitabından bir bölüm okurdum sana. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Özel bir günümüzde palyaço olarak çıkmıştım karşına ve çok gülmüştük. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Sen ilk defa bir köyde geceleyip sabah inekleri sağdığında ne kadar mutluydun. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Akşamüstü bahçeden erik, üzüm ve incir topladık. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Nisan ayında en güzeldir İstanbul. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Sen suskunluğumsun. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Sen mısralarımın ilham perisisin. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

“Derelerimiz hangi denizde kavuşsa birbirine” diye karar vermek ne zormuş. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Kadınların söylediği şarkılar beni çok etkiler. Hele bir de İspanyolca, Farsça veya Arapça ise bir başka. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Günün en güzel vaktinde güzel bir Ankara kafesinde demli çay içiyoruz. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Dolaştık seninle Ankara sahaflarını elele. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ağustos Eylüle dönerken Ankara akşamlarında bir hırka sıcaklığımdın. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Sabahın köründe uyanırım guguççuk sesine; yanımda sen, şükrederim. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Bahçede hanımeli… Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Koşa koşa gidip fırına sıcacık ekmekleri alırdım pazar kahvaltısı için; yolda mutlaka birinin ucunu yerdim. Keşke yalnız bu anım için sevseydim seni.

Lal olur dilim seni görünce heyecandan. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Yılın hangi zamanı olduğu farketmez, sabahın köründe Ankara otogarına inince çivi gibi bir soğuk karşılar bizi. Keşke yalnız bu ürperti için sevseydim seni.

Dostun yanında enfes muhabete eşlik eder taze çekilmiş kahve ve kokusu. Keşke yalnız bu koku için sevseydim seni.

Ay dolun olmuş; çık bak göğe; gülümse. Keşke yalnız bu görüntü için sevseydim seni.

Bir eylül sabahı mahmurluğu. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

1 eylül günü sabahı dünya barışı umuduna uyanmak. Keşke yalnız bu umut için sevseydim seni.

Yaramazlık yapınca masum masum durursun. Keşke baban Yücel, yalnız bunun için sevseydi seni, Mert.

1 eylül sabahı Ankara Kuğulu Park’ta kuğular ve su sesi ile huzura erdim. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ay dolun olunca bir başka güzel. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Küçükken misafirliğe gidince bir köşede uyur kalırdın; ana kucağında eve kadar taşınırdın mışıl mışıl. Keşke yalnız bu tatlı uyku için sevseydim seni.

Bir yolculuk sabahında, sevdiklerin su döker arkandan; serinlik olur. Keşke yalnız bu serinlik için sevseydim seni.

Az önce bir fesleğene el sürdüm ve içime çektim o kokuyu. Keşke yalnız bu enfes koku için sevseydim seni.

En zorlu gecelerin sabahında bile gün aydın olur seni görünce. Keşke yalnız bu gün aydın için sevseydim seni.

Umudu öldür demiştin bana; bak öldürdüm. Keşke yalnız bu ölüm için sevseydim seni.

Serinleyen havalar… göç eden kuşlar… hışırdayan rengarenk yapraklar… gazeller… Bak geldi sonbahar! Keşke yalnız bu mevsim için sevseydim seni.

Yoğunlaşan Ankara trafiğinde bir vaha gibi Cemal Süreya Parkı. Yanından geçerken ustanın satırları çıktı geldi bir an. Keşke yalnız bu park için sevseydim seni.

Gecenin en karanlık anında bahçedeki erguvan ağacımın dalları çarpar pencereme… Ürperirim. Keşke yalnız bu ürperme için sevseydim seni.

Bir köy ilkokulunun sessizliğini bozar andımızı okuyan çocuklar. Keşke yalnız bu sessizlik için sevseydim seni.

Haydi gel günün yorgunluğunu 40 yıl hatrı olan bir fincan kahve eşliğinde muhabbetlen unutalım. Keşke yalnız bu muhabbet için sevseydim seni.

Haydi güne başlayalım kuş sütü eksik kahvaltımızla… umutla… Keşke yalnız bu umut için sevseydim seni.

Gökyüzü yorganımız oldu; sabaha kadar yıldızlara bakıp öyküler anlattık birbirimize. Keşke yalnız bu öyküler için sevseydim seni.

Yurdumun kıvrımlı yollarında uzuun motorsiklet turları yaptık seninle… Dolaştık heryeri karış karış. Saçlarımız birbirine karışırdı rüzgarda. Keşke yalnız bu karışma için sevseydim seni.

Zorlu ve uzun gecelerde başucunda sana masallar okumuştum. Bazılarını o an uydurduğum. Keşke yalnız o masallar için sevseydim seni.

Bir pazar sabahı Küre Dağları Milli Parkı için son çalışmaları yapmak. Keşke yalnız bu milli park için sevseydim seni.

Geceleri kabuslardan uyanınca sen; Bir bardak su verirdim sana. Keşke yalnız bu yudum su için sevseydim seni.

Bilmem kaçıncı kez okuyunca Küçük Prens kitabını yine umutlanırım. Keşke yalnız bu kitap için sevseydim seni.

Sanki selalar okununca hatırlar insan ölümü. Keşke yalnız kendi selam için sevseydim seni.

Ankara’nın göbeğinde bir gecekondu bahçesinde kurulmuş basit bir hamakta oynayan çocukların neşesi düşündürsün yetişkinleri. Keşke yalnız çocuk neşesi için sevseydim seni.

Soğuyan Ankara gecelerinden birinde dostlarla bahçede akşam yemeği yemek ne güzeldir. Keşke yalnız bu akşam yemeği için sevseydim seni.

Şu lunaparklar geceleri ne kadar renkli! Keşke yalnnız bu renkler için sevseydim seni.

Gün örter geceyi neşesiyle. Keşke yalnız bu neşe için sevseydim seni.

Nadir de olsa dökülür gözyaşı damlaları bembeyaz kağıtlara. Keşke yalnız bu damlalar için sevseydim seni.

Erkenden sızıp uyumaktır belki de gecenin sırrı. Keşke yalnız bu sır için sevseydim seni.

Hala hayaller kurarım bir ebemkuşağı görünce; yüzümde bir gülümseme. Keşke yalnız bu ebemkuşağı için sevseydim seni.

Eskiden fotoğrafları yırtardık; şimdi dijital izlerimizi silmek istiyoruz hayattan. Keşke yalnız bu izler için sevseydim seni.

Okulun ilk günü bazı çocuklar neşeli, bazıları da hüzünlü olur. Keşke yalnız bu duygu karmaşası için sevseydim seni.

Otobüs sabahın köründe varınca senin olduğun şehre; saatlerce beklerim bir sabahçı kahvesinde; onlarca çay yoldaşım. Keşke yalnız bu çaylar için sevseydim seni.

Bir sabah erkenden denize gidince, o mavilikte huzur buluyor insan. Keşke yalnız bu mavilik için sevseydim seni.

Ellerime baktım; sana dokunan ellerime. Keşke yalnız bu dokunuşlar için sevseydim seni.

Şairlerim var benim; her yazdıklarını okuduğum. Şairlerim var benim; uyku öncesi bir mısra da olsa okuduğum. Keşke yalnız bu mısralar için sevseydim seni.

Bir bavul hazır bekler hemen dış kapının yanında. Keşke yalnız bu bavul için sevseydim seni.

O sigara elden ele dolaşır, kimse bilmez ne zaman başladığını ve niçin çektiğini. Keşke yalnız bu iç çekiş için sevseydim seni.

Çocukluğumuzun bir pazar gününden çıksa gelse o çizgi filmler. Keşke yalnız bu çizgi filmler için sevseydim seni.

Mutlu oldum. Umutlu oldum. Biz olduk. Sen oldum. Keşke yalnız sen olduğun için sevseydim seni.

Ağustos – Eylül 2012 (Ankara – Tekirdağ – Burdur – Ankara)

Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği: http://cemalsureya.com.tr

Harflerden bir dünya kurdum

Harflerden bir dünya kurdum

kendime

cennetler,

köşkler

saraylar

dostlar

ve aşklar

gezdim tüm dünyayı

kendi dünyamda

*

Harflerden bir dünya kurdum

kendime

ne güzel bir şey

30eylül2012

Teşekkürler: Mevlana, Yunus Emre, Jorge Luis Borges, Antoine de Saint-Exupery, Sait Faik Abasıyanık, Ferit Edgü, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Orhan Veli, Haydar Ergülen, Turgut Uyar, Edip Cansever, Wislawa Szymborska, Bejan Matur, Anna Ahmatova, Gülten Akın, Lale Müldür, Birhan Keskin…

Sabahın köründe “öptüm”

Erkenden kalktım

 

Bir yaz sabahı

 

Tüm enerjimle…

 

 

Pikapta Sezen Aksu’nun son albümü

 

Cemal Süreya’nın güzel dizeleriyle

 

“Öptüm” diyor kasığından, soluğundan öptüm…

 

 

Hatıralar doldu her yanıma

 

Her hücreme…

 

 

Öptüm seni hey adı güzel kadın

 

Öptüm…

 

 

3haziran2011 (sabahın körü)