Beni çoğaltan şeyler

Beni çoğaltan şeyler

 

Nedir diye düşündüm!

 

 

Güzel bir kadın

 

Beş g kuralı

 

 

Güzel bir müzik

 

İlla ki kadın sesi

 

 

Güzel bir yemek

 

Akdeniz mutfağı olsun

 

 

Güzel bir şiir

 

Şairlerimden gelsin

 

 

Güzel bir şehir

 

Yürüyerek dolanayım

 

 

Uzun bir yürüyüş

 

Kendimi dinleyelim

 

 

Enfes bir orman manzarası

 

Kendimden geçeyim

 

 

Çoğalırım bunlarla ben

 

Ben + benler olurum!

 

 

23aralık2011

 

*: Başlık Raymond Carver’in bir mısrasından alınmıştır. O mısra bana bu şiiri yazdırdı.

İÇİNDEKİ LİDERİ DIŞARI ÇIKAR!

Doğa, baharın habercisi…

Bu habere tüm canlılar ve gönlümüz seviniyor…

Artık zorluklar bitiyor… Güzel ve uzun günler geliyor…

Bazılarımız çoktan başımızı evden dışarı çıkarıp attık kendimizi yeşile, maviye…

Tüm bu coşku içinde ben de heyecanlandım bu satırlarla fikir virüsünü yayma hevesimin gerçekleşmesi…

Bir virüs gibi fikrimiz insanlara ulaşmalı, bulaşmalı ve de hızla yayılmalı…

Kendimizden başlayan değişimin yaygın kabul görmesi ne güzel bir duygu…

**

Artık, kuş cıvıltıları arasında uyanıyoruz güne…

Yıllardır suskun kaldığımız yerden çıkıp konuşmaya başlamanın zamanı gelmiş…

Öyle diyor bu cıvıltılar bana ve de size… Duyuyor musunuz?

Mali kriz, politik kriz, Anayasa değişikliği, açılıp kapanan dosyalar…

O dosyalar bir yıl sonra tozlanıp rafa kalkacak…

Önemli olan tek bir sayfanın temiz kalması…

O da “biz”iz.

Biz temiz kaldıkça diğerleri unutulup gidecek…

**

Daha çok gün ışığı görüyoruz…

Daha fazla doğa ile baş başa kalıyoruz…

Doğa kıştan bahara dönerken, bize de değişim çağrısı yapıyor…

Suskunluğu bitirip konuşma, anlatma, insanları kazanma zamanı gelmiş…

Haydi içimizdeki lideri dışarı çıkaralım!

Sokaklarda, köylerde, belediyelerde, Mecliste anlatalım fikrimizi…

“… bir de göle düşsün aynı taş… Taşın suya değdiği yerde evvela bir halka peyda olur; halka tomurcuklanır, ol tomurcuklar çiçeklenir, açar da açar, katmerlenir…

Gel gelelim göl hazır değildir böyle aniden dalgalanmaya. Tek bir taş bile yeter onu altüst etmeye, ta dibinden sarsmaya. Göl taşla buluştuktan sonra bir daha asla eskisi gibi olmaz, olamaz.” (Elif Şafak – AŞK)

Tarih gösteriyor ki her din 1 kişiyle başlıyor…

Sonra halka küçük küçük genişleyip bir çığa dönüşüyor…

Bir kişi – bir avuç insan – onlar – yüzler – binler…

Ve akıyor…

Çoğalıyor…

**

Geçen yıl katıldığım bir toplantıda akademisyenler, kamu görevlileri, STK temsilcileri bir aradaydı…

Deneyimli insanlar Türkiye’nin doğa koruma önceliklerini belirliyorlardı…

Önceden tahmin ettiğim gibi şu konular çıktı öne:

1. Yerinde koruma

2. Sürdürülebilir kullanım

3. Araştırma

4. İzleme

5. Veri toplama/ depolama ve tür koruma

Çok doğru ve yerinde bir önceliklendirme…

Ama günümüz Türkiyesi’nde bunlardan daha çoğuna ihtiyaç var…

Değişim gerekiyor…

Değişim…

**

Sen, hangi yolu doğru buluyorsan o (dikenli ya da dikensiz) yolda ilerlemeli…

Anlatmalı, göstermeli, paylaşmalı…

Halka genişlemeli…

**

Herkes kahraman olmak istiyor…

Çocukken Süpermen, Örümcek Adam vs. olmak hayalimiz değil miydi?

Şimdiler de ise “Heroes” ya da “Lost” dizilerindeki kahramanlar var hayatımızda…

Herkesin bir kahramanı var…

Kendini unutup, kendi halinden çıkıp ona benzemek istiyor…

Fark etmesen de…

Gerçek kahraman kendinsin…

**

Her şey inançla başlar…

Hazır değilsiniz, bekleyin…

Hazırsanız, korkmayın…

Fark yaratmak için…

Çıkın dışarı o liderle birlikte…

Ve inançla yürüyün…

Bir bahara sabahı, izin verin içinizdeki lider dışarı çıksın…

11 Nisan 2010