Dut ağacım

Dut ağacı

Hey dut ağacı,

uyan artık!

n’olur anlat bana çocukluğumu:

 

O yaramazlıklarımı

ilk aşkımı, yapraklarının altında

 

dutlarını ağzımızı şapırdata şapırdata yerken duyduğumuz hazzı

kahkahalarımızı anlat bana.

 

Hey dut ağacı,

dur dökme yapraklarını

biraz daha bekle

doya doya bakayım sana

ve geçmişime

bir gülümseme eşliğinde.

 

hey dut ağacı

sarmış tırtıllar her yanını

izin ver temizleyim onları…

 

unutmuşum

sen hiçbir misafirini kov(a)mazsın

 

Hey dut ağacı!

rüyalarımda konuşuyorum senle

sabah olunca

iş telaşı

yaşama telaşı

uçup gidiyorsun aklımdan…

 

Hey dut ağacım!

çık karşıma tekrar

yaşam anlam kazansın…

 

28 Temmuz 2010 (geceyarısı)