Kar, adamım kar

(Fotoğraf: Yıldıray Lise – Ankara Botanik Parkı – Uzun Eşek Oynayan Çocuklar Heykeli)

 

Kar, adamım kar

 

Örter ya yeryüzünü

 

Pamuk örtüsüyle

 

Birbirinden farklıymış ya her tanesi

 

 

Bana da neşe katar

 

Gönül kumbaramda çoğalırlar bir bir

 

Mutlanırım

 

Huzura gark olurum

 

Yüzümde garip bir gülümseme

 

Geçerim kendimden

 

 

Kar tanesi olup

 

Kavuşurum toprağa

 

Üzerime düşer kardeşlerim

 

Sıkışırız

 

Tıkış tıkış

 

Mahşeri kabalalık

 

Ben mutlanırım

 

 

Kar, adamım kar

 

 

2010yılındanbirgün

 

Not: Edip Cansever’in “Sonrası Kalır 1 Bütün Şiirleri” kitabı arasında buldum bu mısralarımı

Dilimizde “kar” yağış tabirleri: Kırağı, kırç, dolu, kar, sulu sepken, lapa lapa, kuşbaşı, tipi…

Kırağı: Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince su damlacıkları.
 

Kırç: Havadaki su buharının, çok soğumuş ağaç dalları, tel, saçak, vb cisimler üzerinde yoğunlaşarak buz tabakası hâline gelmesine kırç denilmektedir.

Dolu: Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü.

Kar: Havada bulunan su buharının donmasıyla oluşarak yeryüzüne yağan beyaz ve hafif buz billurları.

Sulu sepken: Yağmurla karışık bir biçimde yağan (kar). [Şapıldak – Bolu Yığılca bölgesi]

Lapa lapa: Yassı ve iri taneler durumunda (kar yağmak).

Kuşbaşı: iri taneli yumak halinde yağan kar.

Tipi: Kar fırtınası. İnce bulgur tanesi biçiminde, yolları ve geçitleri kapayabilen yeğin kar fırtınası.

Kanada’da yaşayan Inuit yerlilerin ise karın kültürlerinde ayrı bir yeri olduğunda birçok kelimeleri var. İlk kara, ‘apingaut’… Özel ayakkabı giymeyi gerekiren kara, ‘taiga’… Toz biçimindeki kara, ‘nutagak’… Eritip su elde etmeye yarayan cinsten kara, ‘aniuk’… Suyun üstünde yüzen kara, ‘quanisqineq’… Barınak yapmaya uygun kara, ‘auverk’… Elbisenin üstünde toplanan kara, ‘aputainnarowok’… Rüzgarın etkisiyle barınaktan içeriye giren kara, ‘sullarniq’… Kar fırtınasına yakalanmaya, ‘navcite’ diyorlar…

Kaynak: TDK Sözlük, internet sözlükleri, Aykut İnce.