Bir dere türküsü

 

Bir türkü yak bize

 

Dereleri anlatsın bize

 

 

Bırak bizi

 

Sesini anlatsın Ankara’ya

 

 

Çocukluğunu hatırlasın bazıları

 

Dönüp aynaya baksın

 

Hatırlasın İNSAN olduğunu

 

 

En değerli mahluk denilen kişinin

 

Kendi olduğunu hatırlasın

 

 

Bir türkü yak bize Volkan Konak!

 

 

11.11.11 (Küre Dağları Milli Parkı karlı yolları)

Ankara’da kar var!

Ankara’da kar yağıyor

İnce ince başlayıp

Lapa lapa devam eden

Her yeri bembeyaz bir örtü ile kaplayan kar

Elimde bir fincan sıcak kahve

Şehri seyrediyorum:

Çaresizlik

Çocuklukların mutluluğu

Ve kar adamların üşümesi

Hepsi birbirine karışmış

Ankara bembeyaz!

11aralık2010

Dilimizde “kar” yağış tabirleri: Kırağı, kırç, dolu, kar, sulu sepken, lapa lapa, kuşbaşı, tipi…

Kırağı: Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince su damlacıkları.
 

Kırç: Havadaki su buharının, çok soğumuş ağaç dalları, tel, saçak, vb cisimler üzerinde yoğunlaşarak buz tabakası hâline gelmesine kırç denilmektedir.

Dolu: Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü.

Kar: Havada bulunan su buharının donmasıyla oluşarak yeryüzüne yağan beyaz ve hafif buz billurları.

Sulu sepken: Yağmurla karışık bir biçimde yağan (kar). [Şapıldak – Bolu Yığılca bölgesi]

Lapa lapa: Yassı ve iri taneler durumunda (kar yağmak).

Kuşbaşı: iri taneli yumak halinde yağan kar.

Tipi: Kar fırtınası. İnce bulgur tanesi biçiminde, yolları ve geçitleri kapayabilen yeğin kar fırtınası.

Kanada’da yaşayan Inuit yerlilerin ise karın kültürlerinde ayrı bir yeri olduğunda birçok kelimeleri var. İlk kara, ‘apingaut’… Özel ayakkabı giymeyi gerekiren kara, ‘taiga’… Toz biçimindeki kara, ‘nutagak’… Eritip su elde etmeye yarayan cinsten kara, ‘aniuk’… Suyun üstünde yüzen kara, ‘quanisqineq’… Barınak yapmaya uygun kara, ‘auverk’… Elbisenin üstünde toplanan kara, ‘aputainnarowok’… Rüzgarın etkisiyle barınaktan içeriye giren kara, ‘sullarniq’… Kar fırtınasına yakalanmaya, ‘navcite’ diyorlar…

Kaynak: TDK Sözlük, internet sözlükleri, Aykut İnce.