Bir yeri yazmak oraya sahip çıkmaktır.

kdmp

Bugün, bir Nisan ayı pazarı.

Sabah ATLAS Dergisi’nin 20. yıl özel dergisine tekrar baktım.

Gün içinde TRT’de Ara Güler’in Afrodisyas belgeselini seyrettim.

Sonra Haluk Şahin’in yeni kitabını tanıttığı tweetini gördüm.

Son cümlesi  “… Bir yeri yazmak oraya sahip çıkmaktır.” idi.

ATLAS Dergisi’ni okuma zevkinden sonra üst üste iki usta da bir yeri anlatmanın, yazmanın, fotoğraflanmanın aslında o yere sahip çıkmak olduğunu ne de güzel anlatıyordu.

Başta Küre Dağları Milli Parkı olmak üzere yazılarım, danışmanlık yaptığım belgeseller ve blogum geldi aklıma.

“Hiçbirşey yapmasam bile bu yazılarımla en azından derdimi anlatıyorum” dedim kendime.

İşim gereği Türkiye’yi ve dünyayı gezmenin ne kadar önemli olduğunu tekrar anladım. Tüm dostlarıma, gördüğüm ve gezdiğim tüm yerler için şükran duydum.

Sonra içimden geçirdim: Umarım herkes çevresine, sevdiği yerlere sahip çıkar ve anlatır…  Fotoğraf çeker, video çeker, yazılar yazar…  Derdini ve o yerleri anlatır… Anlatır…

Bu konuda emek veren herkesin ellerine sağlık diyorum.

salda_golu

21nisan2013

Fotoğraflar: Yıldıray Lise (üst: Küre Dağları Milli Parkı; alt: Burdur Salda Gölü)

“YEŞİL KÜRE” belgeseli 27 Temmuz tarihinde İZ TV’de!

 

(Bartın Ulus Aşağıçerçi köyünde Galip Arslan’ın evinde yemek ve sohbet)

İz TV’nin “9 Sıcak Nokta” belgesel kuşağının 5. bölümü olan “Yeşil Küre” 27 Temmuz saat 23.00’da ilk kez yayında!

 

2011 Uluslararası Orman Yılı kutlamaları çerçevesinde İz TV Belgesel Kanalı “9 Sıcak Nokta” belgesel kuşağını GEF destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, UNDP Türkiye ve WWF Türkiye işbirliğiyle hazırlıyor.

“Yeşil Küre” belgeselinde Küre Dağları Milli Parkı ve tampon bölgesinde tiyatro sanatçısı Hakan Gerçek ile yapılan çekimlerle yörenin doğal, jeomorfolojik, kültürel ve mimari özellikleri anlatılıyor. Milli parkın yöredeki önemi ve yöre halkının koruma sürecine verdiği destek vurgulanıyor.

(Belgesel çekim ekibi)

Küre Dağları Milli Parkı’ndaki başarılı doğa koruma, sürdürülebilir kaynak yönetimi, ekoturizm uygulamalarıyla sivil toplum kuruluşlarının ve yöre halkının bu süreçlere dahil olmaları anlatılarak Türkiye’nin diğer sekiz sıcak orman noktasına örnekler sunuluyor.

İstanbul’da arabayla başlayan belgesel yolculuğunda tiyatro sanatçısı Hakan Gerçek, Bartın Ulus Aşağıçerçi ve Aşağıçamlı köyleri, Arıt Havzası, Drahna Vadisi, Kemerli Mağarası, Kastamonu’da ise Azdavay Yanıkali Konağı, Çatak Kanyonu, Zümrüt Köyü ve Ilıca şelalesini ziyaret etti. Bu ziyaretleri sırasında Küre Dağları Milli Parkı’nın farklı ekosistemlerini, dünyaca ünlü karstik oluşumlarını, yabanıl ormanları, şelaleleri ve ekoturizm uygulamalarını yerinde görüp Galip Arslan,Ercan Yeni, İsmail Menteş,Yıldıray Lise, Aşağıçamlı ve Zümrüt köylüleri ile görüşme fırsatı buldu.

(Tiyatro sanatçısı Hakan Gerçek Küre Dağları Milli Parkı ormanlarında)

Temmuz ayında beş kez ekrana gelecek belgeselin yayın akışı şöyle:

27 Temmuz 2011 – Saat 23:00

28 Temmuz 2011 – Saat 10:40

29 Temmuz 2011 – Saat 07:40

30 Temmuz 2011 – Saat 16:30

31 Temmuz 2011 – Saat 21:00

Belgeselin İZ TV’deki yayınları gelecek aylarda devam edecek.

Belgesele emeği geçen başta Hakan Gerçek, Vedat Atasoy, Ethem Tosun, Dilek Mayatürk ile Bartın ve Kastamonu’daki tüm dostlara teşekkür ederim.

 

(Kastamonu Azdavay Zümrüt Köyü çekimleri)

Belgeselle ilgili daha fazla bilgi için bakınız: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1436

İZ TV: http://www.iztv.com.tr/

Küre Dağları Milli Parkı: http://www.kdmp.gov.tr/

Tiyatro Gerçek: http://www.tiyatrogercek.com/

Fotoğraflar: Yıldıray Lise -Temmuz 2011

ÖNEMLİ NOT: Digitürk 18. Kanal’dan yayın yapan İZ TV, Temmuz ve Ağustos aylarında Türksat’ta şifresiz yayında!

TURKSAT2A, Batı kapsama alanı

Frekans: 11729 MegaHertz

Polarizasyon: Dikey (Vertical)

Hızı: 15.555 MegaSembol

FEC:5/6

İyi seyirler!

Bir sonbahar yolculuğu: Bozkırdan ormana…

İç Anadolu’dan Kastamonu’ya doğru yol alıyorum

Bir sonbahar sabahı

 

Yeni sürülmüş tarlalara

Sararmış yapraklarını dökmüş ağaçlar

 

Bazen yeni yeşeren tarlaların yeşiline

Toprak renginin sarı ile kaplanmış örtüsü eşlik ediyor

 

Bir inek sürüsü

Ya da bir koyun sürüsünde

Karakaçanlar ve kangallar eşlik ediyor

Çobanlara…

 

Sonra ormanın habercisi meşeler selamlıyor

Bizi sapsarı bir gülümsemeyle…

 

28ekim2010

Kastamonu’da dinliyorum Anadoluyu

Kastamonu Valiliği’nin önünde

Bir meydan var

Oturmuşum orda bir banka

Dinliyorum Anadoluyu

Türlü türlü renkler

Her hanede farklı hikayeler

Paydos vakti çoktan gelmiş

Erkekler oturmuş meydanda

İftar saatini bekliyor

 

Dinliyorum Anadoluyu

Her yüzde farklı bir ışık / bir umut

Her dudakta güzel bir söz

Bir amca meydandaki havuzda ayaklarını yıkıyor

Bir diğeri cilveleşiyor eşiyle

Üç genç dostça sohbet ediyor

Ve diyor ki biri:

“Kastamonu, 10 sene önce nasılda hala öyle…”

Kırmızı elbiseli bir kız çocuğu

Güle oynaya ip atlıyor

Hepsi bir anda oluyor

Dinliyorum Anadoluyu

 

17 Ağustos 2010 (18:15) Kastamonu