Bir karaca kırılganlığında yaşam

 

(Fotoğraf: Yıldıray Lise – Küre Dağları Milli Parkı, Armutlu Çayırı)

 

Küre Dağları Milli Parkı

 

Görülmesi gereken bir yer

 

Ne zaman gitsem oraya

 

Hep bir karaca görürüm

 

Ürkek

 

 

Su için yol kenarlarına inen

 

Araba veya insan görünce biraz afallayıp

 

Sonra dört nala kaçan bir karaca

 

 

Düşünürüm

 

Aynen böyle değil mi bizim yaşamalarımız da

 

Bir karaca kırılganlığında.

 

31mart2012 (geceninbivakti)

İZ TV “9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nı nasıl hazırladı?

2011 Uluslararası Orman Yılı kutlamaları çerçevesinde İZ TV Belgesel Kanalı ile Küresel Çevre Fonu (GEF) destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” ortakları Türkiye’nin 9 orman sıcak noktasını anlatan belgesel kuşağı hazırladı.

9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nın her bölümü sanatçıların, bilim insanlarının, sivil toplum temsilcilerinin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatında görevli uzmanların katılımı ile çekildi ve düzenli olarak İZ TV’de yayınlandı.

“9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” yönetmeni Vedat Atasoy bu belgesel kuşağı ile ilgili Yıldıray Lise’nin sorularını UNDP Türkiye’nin aylık dergisi “Yeni Ufuklar” için yanıtladı.

(Fotoğraf: Yıldıray Lise – Yenice Ormanları çekimleri)

Yeni Ufuklar: İZ TV’yi bize kısaca anlatır mısınız?

Vedat Atasoy: Ben Vedat Atasoy, Murat Toy, Ahmet Sargın ve Coşkun Aral’dan oluşan kurucu ekip, Şarküteri Prodüksiyon çatısı altında Türkiye’nin ilk belgesel kanalı projesini hayata geçirdik ve “Her Şey Ardından Bir İZ Bırakır” sloganıyla 6 Şubat 2006’da yola çıktık. 60 kişilik çekirdek ekip ve 100’den fazla bağımsız belgeselcinin desteğiyle önce Türkiye’nin ardından da Avrupa’nın en iyi belgesel kanalı olduk. 2007 yılında Hotbird TV Ödüllerinde ”Avrupa’nın En İyi Belgesel Kanalı” ödülünü kazandık. Türkiye’nin saygın dijital platformu DIGITURK’ün 18. ve 182. kanalından ve 318. kanalından HD olarak yayın yapan İZ, şu anda Türkiye’nin en çok izlenen belgesel kanalı.

Yeni Ufuklar: 2011 “Uluslararası Orman Yılı” idi. Bu yılda birçok kurumla ortak çalışarak “9 Sıcak Nokta” belgesel kuşağını hazırladınız. Bu fikir nasıl doğdu?

Vedat Atasoy: Türkiye ve yakın coğrafyasının, kültürel ve tarihi zenginlikleri kadar doğası da bizim için anlatılması gereken öncelikli konulardan biriydi.  Bu sebeple kurulduğumuzdan beri birçok projeye imza attık. Bunlardan biri de geçen sene Küre Dağları Milli Parkı’nda hazırladığımız ”Küre: Doğaya Saygı” belgeseliydi. Bu belgeselin çekimleri esnasında İZ TV yapımcılarından Dilek Mayatürk ve UNDP Türkiye Ofisi’nden Yıldıray Lise bu projenin temellerini oluşturdular. Ardından yaptığımız detaylı çalışmalarla da proje hayata geçti.

Yeni Ufuklar: Bu belgesel kuşağı çekimlerinde hangi kurumlarla ve kişilerle işbirliği yaptınız?

Vedat Atasoy: Öncelikle “9 orman sıcak noktası” kavramının isim babası olan Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) ve bizi bu projenin oluşumundan son anına kadar yalnız bırakmayan Yıldıray Lise kanalıyla UNDP Türkiye ile görüşüldü. Ardından Çevre ve Orman Bakanlığı ile irtibata geçtik. Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ile protokoller imzalandı. Böylece aslında Türkiye’de çok da fazla örneği bulunmayan kapsamlı bir proje başlamış oldu. Belgesel projesinin sponsoru olan COLUMBIA’nın da desteğini unutmamak lazım. Ama bence en büyük teşekkürü, bu projede ”GÖNÜLLÜ” yer alarak, bu zor coğrafi koşullarda belgesel serisinin hayata geçmesini sağlayan usta oyuncular (bölüm sırasına göre); Erkan Can, Pelin Batu, Olgun Şimşek, Uğur Polat, Hakan Gerçek, Şevval Sam, Güven Kıraç, Mehmet Aslantuğ ve Serhat Tutumluer‘e etmek isterim. Onların içten hisleri ve doğanın korunması adına yapılan tüm çabalara gönüllü destekleri bu projenin başarısında en önemli faktördür. Ayrıca görsel olarak görkemli görüntüler elde etmemizi sağlayan kameramanlarımız; başta Oğuz Özdemir olmak üzere, Ethem Tosun, Aydın Kapancık veSerdar Sönmez’e de çok teşekkür ederim. Son büyük alkış da tüm bu projenin yükünü sırtında taşıyan Dilek Mayatürk’e gelmeli.

Yeni Ufuklar: 9 ayda 9 farklı yerde 9 sanatçı ile çekimler yaptınız. Başınızdan mutlaka ilginç olaylar geçmiştir. Bunlardan birkaçını anlatır mısınız?

Vedat Atasoy: Çok renkli insanlarla, çok renkli ve görkemli ama bir o kadar da zor coğrafyalara gittik. Elbette bu birçok unutulmaz anları da beraberinde getirdi. Ama özellikle 2 metre kar varken gittiğimiz ve 3-4 gün mahsur kaldığımız Karçal Dağları çekimi tam bir maceraydı. Erkan Can‘ın pozitif enerjisiyle tüm bu zorluklar neşeli bir yolculuğa dönüştü. Uğur Polat‘ın korkmasına rağmen, Baba Dağı’nın 2000 metre yükseklikteki parkurundan yamaç paraşütü ile atlaması bize de sürpriz oldu. Şevval Sam ile yoğun siste kaybolduğumuz anda sislerin içinden Hızır gibi çıkan Çoban Ahmet’i herhalde hiç kimse hayatı boyunca unutmayacaktır. Proje danışmanımız Yıldıray Lise’nin Hakan Gerçek‘i ve bizi saatlerce yürütmesi ve 1 saatlik yolların her zaman 2-3 saate çıkması unutulur şey değildi! Hatay’da Güven Kıraç ile yediğimiz şahane yemeklerin tadı hala damağımızda. Olgun Şimşek‘in kar yağdığı için sığındığımız ve yaktığımız ateşle ısındığımız harabe binada söylediği türküler hala kulağımda. Serhat Tutumluer‘in, ateş başında, doğanın koynunda huzur içinde uyuması da en sevdiğim fotoğrafların başında geliyor. Kısaca her yerde çok ama çok eğlendik. Bir an bile sıkılmadık.

Yeni Ufuklar: Her ay düzenli olarak yayınlanan kuşak belgeselleri bugüne kadar kaç kez yayınlandı?

Vedat Atasoy: Belgesel kuşağının 9 bölümü ilk bölümün yayınlandığı Mart ayından itibaren 2011 yılı içinde toplam 345 kez yayınlandı ve 4 milyondan fazla kişiye ulaştı.

(Fotoğraf: Ahmet Şükrü Elbir – son bölüm sonrası ekip fotosu (soldan sağa – Vedat Atasoy, Dilek Mayatürk, Yıldıray Lise)

Yeni Ufuklar: Sizce bu belgesel kuşağının önemi nedir?

Vedat Atasoy: İZ TV kurulduğu günden beri doğa koruma bilincinin aşılanması için bir çok proje gerçekleştirdi. ”9 Sıcak Nokta” da bu projelerden biri. Ancak bu projenin bence en önemli özelliği, Türkiye’de doğayı önemseyen kişilerin sayısının hiç de az olmadığını göstermesi olmuştur. Bu kadar usta oyuncunun bu projede yer alması toplumun birçok katmanındaki kişileri de hareketi geçirmiş ve toplumsal bilinç düzeyini arttırmıştır.

Yeni Ufuklar: Ormanlar ve doğa koruma konusunda 2012 yılında hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz var mı?

Vedat Atasoy: Elbette. İZ kurulduğundan beri en çok önemsediğimiz konuların başında bu geliyor. Şahsen de doğa ve arkeoloji benim özellikle ilgi alanlarım. Ancak bu konular ile yapılan projelerin daha profesyonel yaklaşımlarla oluşması gerekiyor. Sponsorların ve devletin bu projelere maddi desteğinin artması çok önemli bir konu.

Not: Bu röportaj ilk olarak UNDP Türkiye’nin “Yeni Ufuklar” Dergisi’nin Ocak 2012 tarihli 73. sayısında yayınlanmıştır.

Röportajın İngilizcesi:INTERVIEW: 9 HOTSPOTS DOCUMENTARY SERIES

İZ TV tarafından hazırlanan Küre Dağları Milli Parkı tanıtım filmi

Önemli bağlantılar:

İZ TV “9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” hakkında detaylı bilgi

GEF destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” 2011 Uluslararası Orman Yılı Etkinlik Raporu

Bu konuyla ilgili blog yazılarım:

9 SICAK NOKTA BELGESEL KUŞAĞI

“YEŞİL KÜRE” belgeseli 27 Temmuz tarihinde İZ TV’de!

 Türkiye’nin Orman Sıcak Noktaları 

9 SICAK NOKTA BELGESEL KUŞAĞI

 (Yeşil Küre belgesel ekibi (soldan sağa): Dilek Mayatürk, Hakan Gerçek, Vedat Atasoy, Ethem Tosun ve Tolga Akyarar)

Bu bir başarı hikayesi.

2011 yılı boyunca 9 ay süren bir belgesel kuşağı.

Türkiye’nin 9 orman sıcak noktasını tanıtan, sorunlarını ve koruma çabalarını dile getiren bir kuşak.

Birçok birey ve kurumun birlikte yol aldığı bir çalışma

“Bunlar kimler mi?” yazının devamında okuyacaksınız.

Hikayemiz National Geographic Türkiye Dergisi’nin Ekim 2010 sayısında yer alan “Dört Mevsim Masalı – Küre Dağları” yazımla başlıyor.

Bu yazıyı okuyanlardan ve beğenenlerden biri olan İZ TV yapımcılarından Dilek Mayatürk Küre Dağları Milli Parkı ile ilgili belgesel yapmak için bizimle iletişime geçti. Gerekli ayarlamaları yaparak “Küre: Doğaya Saygı” belgeselini Ekim ayının son günlerinde Küre Dağları Milli Parkı ve tampon bölgesinde çektik.

Çekimlerin son akşamında yapımcı Dilek Mayatürk, görüntü yönetmeni Ethem Tosun ve ben oturmuş çekimleri değerlendirirken bu işbirliğini nasıl geliştirebiliriz üzerine biraz kafa yorduk.

2011 yılının Uluslararası Orman Yılı olduğundan ve Avrupa’nın 100 orman sıcak noktasından dokuzunun Türkiye’de olduğundan söz açıldı ve bu fikri projelendirmeye karar verdik.

Tüm bu çabalar sonucunda 2011 yılı başında Columbia’nın sponsorluğunda proje hayata geçti.

2011 Uluslararası Orman Yılı kutlamaları kapsamında İZ TV ve Küresel Çevre Fonu  (GEF) destekli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” ortakları olan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, UNDP Türkiye ve WWF-Türkiye ortaklığında gerçekleşen başarılı bir çalışma oldu.

“9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı”nın her bölümü sanatçıların, bilim insanlarının, sivil toplum temsilcilerinin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatında görevli uzmanların katılımı ile çekildi ve düzenli olarak İZ TV’de yayınlandı.

Karçal Dağları’nda Erkan Can ile başlayan 9 aylık maraton Yenice Ormanları’nda Serhat Tutumluer ile sona erdi.

Danışmanlığını yaptığım belgesel kuşağında Küre Dağları ve Yenice Ormanları bölümlerinde uzman olarak da yer aldım.

Her bölümü bir orman sıcak noktasının tanıtan, doğa koruma ve sürdürülebilir kaynak kullanımı ile oradaki sorunlara değinen belgesel kuşağı ile 9 orman sıcak noktasının korunması ve doğal kaynaklarını sürdürülebilir kullanımı konusunda bilinç oluşturma sürecine önemli katkılar sağladığını düşünüyorum.

HD kalitesinde çekilen ve yayınlanan her bölüm yaklaşık 35 – 40 dakika sürüyor ve düzenli olarak İZ TV’de yayınlanıyor.

Bu kuşak belgeselleri Aralık 2011 sonu itibariyle toplam 316 kez yayınlanmış olacak. Yapılan analizler sonucunda bu belgesellerin Aralık ayı sonu itibariyle en az 3 milyon 790 bin kişiye ulaşacağını tahmin ediyoruz.

Belgesel kuşağının her bölümünde Türkiye tiyatro ve sinemasının önemli isimlerinden sırasıyla Erkan Can, Pelin Batu, Olgun Şimşek, Uğur Polat, Hakan Gerçek, Şevval Sam,GüvenKıraç, Mehmet Aslantuğ ve Serhat Tutumluer birer bölümde konuk sanatçı olarak gönüllü rol aldılar.

“9 Sıcak Nokta Belgesel Kuşağı” detayları için bakınız:  http://www.iztv.com.tr/kusak.aspx?id=75

(Harita: Dr. Murat Ataol)

Bölüm 1. “Karçal: Kuzeyin Çığlığı”

 

Konuk Sanatçı: Erkan Can

Toplam yayın sayısı: 62

 

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1317

Erkan Can’ın Karçal Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=74

Vedat Atasoy’un Karçal Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=72

Bölüm 2. “Datça Bozburun: Rüzgarlı Diyarlar”

 

Konuk Sanatçı: Pelin Batu

Toplam yayın sayısı: 61

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1363

Pelin Batu’nun Datça-Bozburun Yarımadaları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=77

Bölüm 3. “İbradı-Akseki: Güney Sığınak” 

Konuk Sanatçı: Olgun Şimşek

Toplam yayın sayısı: 43

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1372

Olgun Şimşek’in İbradı-Akseki ormanları yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=79

Bölüm 4. “Baba Dağı: Zirvedeki Tehdit” 

Konuk Sanatçı: Uğur Polat

Toplam yayın sayısı: 33

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1429

Vedat Atasoy’un Baba Dağı yazısı:

http://www.iztv.com.tr/yazioku.aspx?kat=2&id=50

Dilek Mayatürk’ün Baba Dağı yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=80

 

Bölüm 5. “Yeşil Küre”

Konuk Sanatçı: Hakan Gerçek

Toplam yayın sayısı: 29

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1436

Vedat Atasoy’un Küre Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/yazioku.aspx?kat=2&id=51

 

Bölüm 6. “Fırtınalı Vadi”

Konuk Sanatçı: Şevval Sam

Toplam yayın sayısı: 35

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1459

Dilek Mayatürk’ün Fırtına Vadisi yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=83

 

Bölüm 7. “Amanoslar: Güneyin Yaban Yüzü”

Konuk Sanatçı: GüvenKıraç

Toplam yayın sayısı: 17

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1473

Dilek Mayatürk’ün Amanos Dağları yazısı:

http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=84

 

Bölüm 8. “İstanbul Ormanları Nerede?”

Konuk Sanatçı: Mehmet Aslantuğ

Toplam yayın sayısı: 20

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1488

Dilek Mayatürk’ün İstanbul Ormanları yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=85

 

Bölüm 9. “Orman Denizi: Yenice”

Konuk Sanatçı: Serhat Tutumluer

Toplam yayın sayısı: 16

Detay bilgi ve tanıtım filmi: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1516

Dilek Mayatürk’ün Yenice Ormanları yazısı: http://www.iztv.com.tr/blogoku.aspx?id=87

Bu süreçte emeği geçen herkese; özellikle sanatçılarımıza ve İZ TV ailesinden Vedat Atasoy, Dilek Mayatürk, Ethem Tosun, Oğuz Özdemir, Serdar Aziz Sönmez, Aydın Kapancık’a çok teşekkür ederim.

“9 Sıcak Nokta” belgesel kuşağını izlemeye devam ediniz!

Bu bir başarı hikayesidir.

26aralık2011

Güz renkleri

(Yeşil Atlas Sayı: 22 kapağı)

“Eylül’se şiir bekleyebilir

yazma, ağaçlara bak

şiir gazel gibi dökülebilir”

Haydar Ergülen

Yaz biter… Tatil biter… Okullar açılır…

Eylül ayı ile sonbahar gelir şehre. Ormana ise gazel mevsimi düşer.

Güz mevsimini en iyi dökülen yapraklar ve ormanlar anlatır.

Şehirde oturanlar belki bir parkta yere dökülmüş gazellerin üzerinde yürümüştür. Kederli veya mutlu.

Orman köyünde yaşayanlar meyveleri veya mantarları toplamıştır. Kış hazırlıklarını tamamlamıştır.

Ben de en çok güz mevsimini severim ormanda. Orman bir renk cümbüşüne bürünür. Ağaçların çoğu yapraklarını döker. Her ağaç aslında farklı olduğunu belli eder.

Türkiye’nin birçok bölgesinde farklı orman yapısını görme şansım oldu. Güz mevsiminde en çok Batı Karadeniz Bölgesi ve Amanos Dağları’nı severim. Herkesin favorisi farklı yerler olabilir. Küre Dağları Milli Parkı, Yedigöller Milli Parkı, orman denizi Yenice Ormanları, Bolu Mengen civarı ve güneyin yabanıl bölgesi Amanos Dağları’nda ormanı hem dışarıdan hem de içeren görmek ayrı bir keyif.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de yaşayan herkes yeşili ve ormanı seviyor.

Ama galiba uzaktan seviyoruz. Hele sonbahar olunca uzaktan ünlü bir ressamın eserine bakar gibi herkesin hoşuna gider. Gökkuşağı renkleri ile bezenmiş gibidir ormanlar.

Uzaktan sararmış yaprakları ve bazı kızıl yaprakları görüp ağaçların türlerini tahmin etmeye çalışmak zevklidir. Sizi çağırır orman ve adım adım yaklaşırsınız. Giderek büyür ağaçlar ve ormanın derinliklerine dalarsınız. İşte o an fark edersiniz sadece ağaçlar yok ormanda. Yakından gördüğünüz ve dokunduğunuz ağaçlarla birlikte birçok farklı canlı türü bir arada yaşamakta…

Bu yazının tamamı Yeşil Atlas (Sayı:22) e-dergisinde yayınlandı: http://www.yesilatlas.com/OncekiSayilar.aspx

BİR SONBAHAR MASALI: KÜRE DAĞLARI

Doğal güzellikler içinde tüm gün boyunca güle oyna gezen küçük kız, gürül gürül akan derenin kıyısına uzanınca: “Bana bir masal anlat baba!” dedi.

Babası, yüzünde bir tebessümle en sevdiği şairlerden birinin (Ülkü Tamer) dizesiyle başladı söze: “Yazın bittiği her yerde söylenir…”

Farklı ağaçların oluşturduğu renk cümbüşünden, sık ormanlardan, yabani hayvanlardan, mantarlardan, orkidelerden, börtü böcekten, karstik yapıların en güzel örnekleri: kanyonlar ve mağaralardan, rengarenk fistanlı ablalardan, teyzelerden, eşsiz kültürel değerler ve yöre mimarisinden örnekler vererek anlattı Küre Dağları’nı biricik yavrusuna.

Buraları korumaya çalışan bilge insanlardan, sultanlardan, cücelerden, ayılardan, kahraman yiğitlerden bahsetti.

Sonra her masalda olduğu gibi “Burada da kötü devler var! Milli Parkın yakın çevresi hidroelektrik santralleri ve Amasra Termik Santrali tehlikesiyle karşı karşıya!” diye devam etti.

“Ama bu devlere karşı savaşanlar da var!” çünkü masalın devam etmesini istiyorlar.

Ben de dalmışım küçük kız gibi, babasını dinlerken, masalın sonu iyi bitiyor diye hatırlıyorum.

İşte, o babanın anlattığı masal diyarında gezersiniz Küre Dağları’na gidince.

Baharı ayrı güzel, yazı bambaşka, güzü rengarenk ve kışı bembeyaz bir masal diyarı.

“Eylül’se, şiir bekleyebilir

Yazma, ağaçlara bak

Şiir gazel gibi dökülebilir.” diyor şair Haydar Ergülen, sanki Arthur Rimbaud’un  “Birdenbire sonbahar” dizesine nazire yaparcasına.

Şimdi, doğanın şiirini okuma zamanıdır…

Masalı yaşamak zamanıdır…

En kısa sürede yolculuk planlarınıza Küre Dağları’nı ekleyin…

Gidin ve keyif alın…

Küre Dağları Milli Parkı. 2010-2011

Fotoğraflar: Yıldıray Lise – Küre Dağları Milli Parkı – Sonbahar – 2010

Masal diyarında bir gezinti için: www.kdmp.gov.tr

“Küre: Doğaya Saygı” belgeseli İz TV’de yayınlanıyor!

Bir saatlik yoldan atıyla Azdavay Zümrüt Köyü’ne gelen Hatçe teyze ökoturizm için “bizim için ökoturizm, topluma gatışmak demek!” diyor ve ekliyor: “Bizim Küre Dağları gibi zengin bir yer tanımıyorum! Her ne arıyorsan var burada!” Hatçe teyze belgeselde yöresini tanıtıyor ve doğadan ne tür yiyecekler topladıklarını anlatıyor.

Hatçe teyzeden başka yörede yaşayan diğer köylüler, Belediye başkanları, Milli Park görevlileri, araştırmacılar, biyologlar, mağaracılar anlatıyor Küre Dağları Milli Parkı ve çevresini…

“Küre: Doğaya Saygı” belgeseli “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi”nin uygulama alanı olan Küre Dağları Milli Parkı ve çevresinin doğal güzelliklerini ve yöredeki yaşamı ve kültürü anlatıyor.

Program sorumlusu Dilek Mayatürk ve kameraman Ethem Tosun’dan oluşan İZ TV ekibi “Küre: Doğaya Saygı” belgeselinin çekimlerini Kastamonu’da 26-30 Ekim 2010 tarihleri arasında tamamladı. Gerekli hazırlıklar tamamlanarak yayına hazır hale gelen “Küre: Doğaya Saygı” belgeseli İz TV’de “Doğanın Kanunu” yayın kuşağında yayınlanıyor.

 

İZ TV “Küre: Doğaya Saygı” belgeselini şu kelimelerle tanıtıyor:

“Karadeniz’de yeşilin her tonunu doğuran bir yer…

 

Araca, insana geçit vermeyen yollar… Soluk kesen dik yamaçlar…

 

Burası Küre Dağları! Küre’de, ormanın hükmü geçer!

 

Ormanın kalbinde, kuytu bir köşede keşfedilmeyi bekleyen Mantar Mağarası’na, doğanın yeşile boyadığı ahşap bir merdivenle inilebiliyor. Yöresel kıyafetleriyle, bayram ve özel günlerde çiçek gibi açan köylü kadınlar 22 çeşit mantarın yetiştiği Harmangeriş Köyü’nde kantaron, alıç çiçeği, civanperçemi gibi tıbbı-aromatik bitkileri topluyor. Burada kuralları doğa koyuyor!

 

Tampon bölgedeki Hamitli ve Zümrüt köyü sakinleri “doğaya dost” ekonomiye destek veriyor.

 

Evinde ahşap kaşık üreten Yüksel Erdoğan ahırında “inek gübresinden biyogaz” elde ediyor.

 

Küre Dağları, 7’si endemik 930 bitki taksonu, 150’nin üzerinde kuş türü, 100’e yakın mağarasıyla cennetin yeşil köşesi…

 

Karadeniz’de; araştırmacılar, biyologlar, mağaracılar, köylüler tarafından elbirliğiyle yazılan; doğaya saygı öyküsü…

 

İZ’de izleyin.”

 

Belgeseli İZ TV’de şu tarih ve saatlerde izleyebilirsiniz:

 6 Aralık   Pazartesi       21:10

 7 Aralık   Salı               10:45

 9 Aralık   Perşembe     15:45

11 Aralık  Cumartesi     23:10

12 Aralık  Pazar            14:05

 27 Aralık Pazartesi      20:20

 

İyi seyirler dilerim!

 

Belgesel ile ilgili detaylı bilgi için: http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1253

 

Küre Dağları Milli Parkı ile ilgili detaylı bilgi için: http://www.kdmp.gov.tr/

Küre Dağları’na sonbahar iniyor!

Belki iki,

Belki de üç hafta daha var

Tüm güzelliğiyle sonbaharın

Küre Dağları’na inmesi için…

Ama geniş yapraklı ağaçlar

Sararmaya ve kızarmaya çoktan başlamış…

Yağmur sonrası mantarlar coşmuş

Rengarenk fistanlarıyla köylü teyzeler mantara çıkmış

Akşama güzel bir kanlıca ziyafeti,

soba üstünde…

Armutluçayır’da eğrelti otları adam boyu

kahve gibi kararmış…

Köylüler çoktan hazırlamış kışlıklarını

Sobalar yakılmaya başlanmış

sonbahar kendini gösterince…

9ekim2010