Dağlarca ile Küre Dağları Milli Parkı’nda

YL_tampon bolge2

Dağlarca üstadın yazdıklarını okurken

hep aklıma düşer ormanlar

ve oradaki sessizlik içindeki harmoni

*

Yoğrulurum yeniden hamurumdan

içim açılır ve düşer mısralar kağıtlara…

*

Üstad ne güzel anlatır yaprağı, ağacı ve ormanı:

Öteki Görev

Güz geldi mi

Sorar düşen son yaprağa üşüyen dal:

Yeşil kanat

De bana

Nereye gitmektesin

Sallana sallana yavaş

Üstünde böylesine sarı benekler?

Yanıtlar son yaprak

Ağacın son uzunluğundan inerken:

Gitmekteyim

Gökyüzünün yeryüzü olduğu sessizliğe” (*)

YL_ilica

İşte aynen böyle bir yer Küre Dağları Milli Parkı

Kocaman bir sessizlik sarar içinizi

Kireç taşları üzerinde yeşeren ormanlarda

Kaybolup gitmek ister insan içinden

O patikalarda,

Her mağarayı girip görmek yerin altını

Her ağaca çıkıp dokunmak gökyüzüne

Her köye uğrayıp bir sıcak hoş geldin duymak

Isıtır insanın içini…

*

Ayrılabilirsen

Orda bırakıp anıları gelirsin koca şehrine

Yüzünde bir gülümseme ile

Bir korunan alanda olduğuna şükrederek…

*

ve ben

şehre dönünce

dağları,

ormanları özlerim

yalnızlığı…

kocamaan olur yüreğim

düşer mısralara her şeyim…

(*): Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Öteki Görev” adlı şiiri

Eskilerden kalmış mısralar – 25 Temmuz 2010

Fotoğraflar: Yıldıray Lise

Küre Dağları Milli Parkı internet sitesi: http://www.kdmp.gov.tr/

Küre Dağları ne desin gördüklerine?

“Orman ne desin gördüklerine”*

utancından döküyor

yapraklarını

Kanyon ne desin gördüklerine

ufalıp yok olmak istiyor

bir sonraki depremde

Ya dereler ne desin gördüklerine

çağlayıp yıkmak istiyorlar

barajları, HES’leri  (altın bilezikleri!?)

Derelerin tek dileği:

Yaşam olmak tüm canlılara

türkülerde bir mısra olmak

masallara hayat vermek yeniden…

*: Gültekin Emre

11 temmuz 2010