Bir cümle, bir dize, bir türkü, bir masal ve bir ninni

Bir cümle söylesem sana

Gönlümün karanlığından

Bir dize okusam sana

En sevdiğim kadın şairden

Bir türkü söylesem sana

Anadolu aşıklarından

Bir masal anlatsam sana

Kadim halklardan

Bir ninni söylesem sana

Kapansa gözlerin

Uyusak koyun koyuna

10mart2013

Senden uzaklaşan gölgemin hatırası

Radyodan bir şarkı duyarım

Motorcu gençler arşınlar

Ankara sokaklarını

*

Bir akşamüstü

Bir yanık türkü duyarım

Komşu amcanın sazından

*

Bir gece ansızın

Bir masal duyarım

Benim kendime anlattığım

*

Her gecenin karanlığında

Birkaç adım duyarım

Aslında

*

Benim adımlarımmış

Senden uzaklaşan

Gölgemin hatırası

11ağustos2012

Herşey bir hikaye ile başladı

Herşey bir hikaye ile başladı

 

Dedenin torununa anlattığı

 

O enfes hikaye ile

 

 

Coştu denizler

 

Yanardağlar homurdandı

 

Anka kuşu Kaf Dağı’nın ardından geldi

 

Denizkızları gülümsedi

 

Devler cüce oldu

 

Cüceler dev oldu

 

Bir prenses kurbağayı öptü

 

Bir diğeri elmayı ısırdı

 

Sonra Nevruz oldu

 

Erguvanlar çiçek açtı

 

ve ormana sonbahar düştü

 

Gönüller coştu

 

 

O torun büyüdü

 

Masallar yazdı

 

Dilden dile dolaşsın

 

7,5 milyar insana ulaşsın diye

 

Herşey bir hikaye ile başladı

 

 

9nisan2012

Bana şefkati anlat baba

Bana bir masal çal baba

 

Anlatmak için gerçeği

 

Diğer çocukların masallarını çal baba

 

 

Binbir gece masallarından biri de olur

 

Anlat onları bana tek tek

 

Ama lütfen severek

 

 

Bana şefkati anlat baba

 

 

6şubat2012

BİR SONBAHAR MASALI: KÜRE DAĞLARI

Doğal güzellikler içinde tüm gün boyunca güle oyna gezen küçük kız, gürül gürül akan derenin kıyısına uzanınca: “Bana bir masal anlat baba!” dedi.

Babası, yüzünde bir tebessümle en sevdiği şairlerden birinin (Ülkü Tamer) dizesiyle başladı söze: “Yazın bittiği her yerde söylenir…”

Farklı ağaçların oluşturduğu renk cümbüşünden, sık ormanlardan, yabani hayvanlardan, mantarlardan, orkidelerden, börtü böcekten, karstik yapıların en güzel örnekleri: kanyonlar ve mağaralardan, rengarenk fistanlı ablalardan, teyzelerden, eşsiz kültürel değerler ve yöre mimarisinden örnekler vererek anlattı Küre Dağları’nı biricik yavrusuna.

Buraları korumaya çalışan bilge insanlardan, sultanlardan, cücelerden, ayılardan, kahraman yiğitlerden bahsetti.

Sonra her masalda olduğu gibi “Burada da kötü devler var! Milli Parkın yakın çevresi hidroelektrik santralleri ve Amasra Termik Santrali tehlikesiyle karşı karşıya!” diye devam etti.

“Ama bu devlere karşı savaşanlar da var!” çünkü masalın devam etmesini istiyorlar.

Ben de dalmışım küçük kız gibi, babasını dinlerken, masalın sonu iyi bitiyor diye hatırlıyorum.

İşte, o babanın anlattığı masal diyarında gezersiniz Küre Dağları’na gidince.

Baharı ayrı güzel, yazı bambaşka, güzü rengarenk ve kışı bembeyaz bir masal diyarı.

“Eylül’se, şiir bekleyebilir

Yazma, ağaçlara bak

Şiir gazel gibi dökülebilir.” diyor şair Haydar Ergülen, sanki Arthur Rimbaud’un  “Birdenbire sonbahar” dizesine nazire yaparcasına.

Şimdi, doğanın şiirini okuma zamanıdır…

Masalı yaşamak zamanıdır…

En kısa sürede yolculuk planlarınıza Küre Dağları’nı ekleyin…

Gidin ve keyif alın…

Küre Dağları Milli Parkı. 2010-2011

Fotoğraflar: Yıldıray Lise – Küre Dağları Milli Parkı – Sonbahar – 2010

Masal diyarında bir gezinti için: www.kdmp.gov.tr