Sabahın körü

Sabahın körü

 

Çamur deryasından sonra

 

Güneş gülümsüyor

 

Kuşlar yağmurda saklandıkları

 

Yerlerden çıkmış

 

Sanki baharı tekrar karşılıyorlar

 

Cıvıl cıvıl her yer

 

 

Sabahın körü

 

Bir huzurla uyanıyor insan

 

Birkaç güzel mısra şiirin ustalarından

 

Erkan Oğur sesinden

 

Birkaç enfes türkü

 

Yeniliyor insan kendini

 

Huzurla başlıyor güne

 

 

İşte bu sabah

 

Küre Dağları Milli Parkı’nda

 

Bir sabah

 

 

19nisan2012

İstanbul nisandır

Nisan ayıdır

İstanbul’un güzelliklerini

En güzel sergilediği dönemdir

Bir ömür geçsin ister insan

15 Nisan – 15 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da

Laleler boy gösterir her yerde

Kuşlar hem de binlercesi göç eder üzerimizden

Yunuslar boğazı şenlendirir

Takalara ve vapurlara eşlik eder

Hele boğazın her iki yakasında erguvanlar açınca

İstanbul, İstanbul olur bence

Nisandır ayların en güzeli

İstanbulu gerçek yüzüyle gösteren

Aylardan nisandır

İstanbulu çıkıp adım adım dolaşmak zamanıdır

10nisan2011

NİSAN AYI, ERGUVAN AYI

(Ankaralı bir erguvan – Yıldıray Lise)

Nisan ayı gelince bir başka heyecanlanırım. Cemreler düşmüş… Nevruz geçmiş… Erguvan mevsimi gelmiştir artık.

İstanbul’un en güzel ayıdır Nisan. Bahar, artık ben geldim der. Erguvanlar çiçek açar… Boğaz’da lalelere eşlik eder… Kuşlar göçer yukarıdan… Yunuslar denizden…

Erguvan ağaçları, İstanbul’da yetişmiş biri olarak Ankara’ya geldiğimde ilk olarak ODTÜ Yerleşkesi’nde dikkatimi çekti. Halbuki İstanbul’da bu güzel ağaçlara hiç dikkat etmediğimi anladım. Sonrasında ise hayatımda en önemli ağaçlardan biri oldular.

Benim için İstanbul’u eşsiz kılan en önemli özelliklerden biridir erguvanlar. Ben de Boğaz morlu allı renklere bürününce tavaf eder gibi giderim doya doya izlemeye onları. Tek tek dertleşirim onlarla.

Prof. Dr. A. Süheyl Ünver’in “Erguvanı Boğaz’da görmeli, karadan geçip gitmek hem Boğaz’a hem de erguvana hakarettir.” sözünü dinleyerek 2010 yılı nisan ortasında tekneye binerek Boğaz’ı dolaştık. Eminönü ve Rumeli Hisarı arasındaki bölgede boğazın her iki yakasında 1000’in üzerinde erguvan ağacı saydık. Boğaz erguvani renklere bürünmüştü… Boğaz’ın en güzel manzaralarından biriydi.

Ankara’da yaşadığım için erguvan hasretimi gidermek için tüm erguvan ağaçlarını tek tek aramaya başladım ve kayıtlarını tuttum. Meclis parkı, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi bahçesi, ODTÜ Yerleşkesi ve eski Ankara mahallelerinde birçok evin bahçesinden gülümsediler bana. Her nisan ayında tek tek dolaşıp hepsinin halini hatırını sorar oldum

Bursa’da ise günümüzde Tophane yamaçları ve Soğanlı Botanik Parkı’nda erguvanları görmek mümkün. Bahar gelince yapılan “Emir Sultan Erguvan Bayramı” 20. yüzyılın başlarına kadar beş yüzyıl devam etmiştir. Evliya Çelebi, Bursa ile ilgili şunları yazmış Seyahatnamesi’nde: “Meyveli ve meyvesiz ağaçları, sayısız çiçekleri ve özellikle erguvan çiçekleri açan ağaçları o kadar boldur ki senede bir kere Emir Sultan hazretlerinin “Erguvan Cemiyeti” şenliği olup bütün diyarlardan denizler gibi insanlar toplanıp büyük bir topluluk olur ki bu çok meşhurdur, anlatmak ve izah etmek mümkün değildir…” Şimdi, erguvan sevdalıları yeniden bu bayramı canlandırılmaya çalışıyor.

Aylardan Nisan’dır, dışarı çıkıp doğada olma vaktidir!

5nisan2011

Yazının tamamı ve güzel fotoğraflar Yeşil Atlas Dergisi’nin 19. sayısında yayımlanmıştır: www.yesilatlas.com