Yükün ağır hey salyangoz abla

Akşamın son toplantısından önce

adanın etrafında turlamak istedim

 

daha ilk adımlarımda

yükünü almış giden

bir salyangoza rastladım

benimle yarışmak isteyen

“yükün ağır hey salyangoz abla!”

dedim,

yüzümde bir gülümsemeyle kayboldum

ormanın derinliklerinde

 

yağmuru emmiş toprağa bıraktım

ayak izlerimi

bir yanım deniz

bir yanım orman oldu

 

dalgaların sesini

hafifçe duyulan

dal çıtırtıları böldü

dönüp, o yana baktığımda

iki karaca ile göz göze geldim

onlar bana baktı

ben onlara baktım huşu içinde

daha sonra farklı yerlerde

iki karaca daha gördüm

 

akşam güneşi dallardaki

su damlacıklarına vurdukça

peri masalındaymış gibi

parladılar yeşilin içinde

 

adanın sığ yerinde

önce sazlıklar karşıladı beni

dalları denize eğilmiş yaşlı meşeler

babacan gülümsedi

bir çift kuğu dalgalarla

ahenk içinde yüzüyordu

adanın en yaşlısı, meşeyi selamladım

ve daldım ormanın içine yeniden

 

yer yer silik ışık huzmeleri

aydınlattı ormanın derinliklerini

yer yer gölgeler oynadı

sanki tüm ölü ağaçlar,

dallar canlandı

ve selamladı beni

 

keşke karakalem resim yapma becerim

olsa dedim

günlerce bu ormanda oturup

ışık oyunlarını resmetmek isterdim

 

yolun sonunda

bir karaca ormandan çıkıp

uğurladı beni

ormanın dışına kadar

uzun uzun bakıştık

 

vedalaştım ormanla.

 

27 Ağustos 2010 (Vilm Adası ormanı)

Vilm adası, orman ve gezinti

Gündüz:

 

Yaşlı bir orman var bu adada

onun derinliklerinde yürümek

huzuru adımlamak

 

ağaçkakanlar, tilkiler, karacalar,

kuğular ve deniz kuşları

sarıyor her yanı

 

koca koca ağaçlar yaz zor duruyor

ayakta

ya da çoktan ev olmuş

böceklere, mantarlara, kuşlara

karışmış toprağa

 

anlatıyor rehberimiz her birini

ilham kaynağı olmuş şairlere, ressamlara

bu ada

 

Gece:

 

Gecenin karanlığını bölüyor

ayın ışığı

dalgaların sesi

 

soğuk,

ormanın içinden gelen dal çıtırtıları

anlatıyor yakınlarda

bir karaca veya tilki bizi izliyor

 

huzur, huzura karışıyor

sanki insan arınıyor…

 

26 Ağustos 2010 (Vilm – Almanya)

Dolunay sonrası Vilm Adası

Uzun bir tren yolculuğundan sonra

vardık Vilm Adası’na

 

94 hektarlık bir korunan alan

1936 yılından beri korunuyor

 

Almanya’nın en küçük ama en önemli adalarından biri

neredeyse 500 yıldır hiç ağaç kesimi yapılmamış

bir çift akkuyruklu kartal adanın değerli sakinlerinden

 

Bir tarafı mutlak korunuyor

bir tarafında koyunlar otluyor

insanlar bilim yapıyor

 

Gece dolunay sonrası

yürürken tilkiler

ve karacalar selamladı bizi

 

Sadece dolunay ışığı

aydınlatırken etrafı

huzur içinde adımladık çepeçevre adayı…

 

25 Ağustos 2010