GÜNDÜZ X GECE (isterim ki…)

2. Gece

 

İsterim ki

 

her gece bir ninni söyleyerek uyuyalım

 

senin yüzünde masumluk

 

 

İsterim ki

 

her hafta bir akşam yemeği hazırlayalım birlikte

 

neşe içinde

 

Kahkahalar düşsün gecenin karanlığına

 

 

İsterim ki

 

her ay dolunayı birlikte karşılayalım

 

bambaşka diyarlarda

 

 

 

İsterim ki

 

her yıl kuzey diyarlara gidelim

 

kuzey ışıklarına dalıp hayal kuralım seninle

 

bir gece

 

umut içinde

 

 

İsterim ki

 

her on yılda bir sabahlara dek ağlayalım birlikte

 

arınmak için tüm kötülüklerden

 

 

İsterim ki

 

her 65 yılın ilk gecesinde kapansın gözlerim

 

ve gülümseyeyim yine dünyaya

 

farklı bir göz olarak

 

ertesi sabahın ilk ışıklarıyla…

 

 

 

06.05.2010

 

Ankara-Göreme yolu

GÜNDÜZ X GECE (isterim ki…)

1. Gündüz

 

İsterim ki
her gün bir süreliğine masmavi olsun gökyüzü
senin gülen yüzünle uyandığım
 
İsterim ki
her hafta en az bir kez ebemkuşağı kaplasın gökyüzünü
 
İsterim ki
her ay yolculuklara çıkalım seninle huzur içinde
sen yanımda mışıl mışıl uyurken
güneşte parlasın yüzün ve saçların
 
İsterim ki
her yıl nisan ayında kutsanmış İstanbul’da
boğazı, kuşları, yunusları, laleleri ve erguvanları selamlayalım
mutluluk içinde
 
İsterim ki
her on yılda bir dostlarla tam bir hafta geçirelim
hasret giderircesine
detaylı sarsıcı sohbetler yapalım
 
İsterim ki
her 65 yılın ilk sabahında son kez açayım gözlerimi aydınlağa
ve doya doya yaşayım o son günümü

“ses almaya çıkılır çarşı pazar”*

Kalabalıklar arasında

Yalnızlığın en güzeli

Pazar yerindeki.

 

Tüm dünyadan sesler bulur

Gibi olur insan

Yalnızlığını çıplak hisseder!

 

*: Haydar Ergülen

 

16.08.03

Bir ninni

“kirli ve dikenli” diye sevdim seni oy

Yıldızları indirdim

Gökyüzünden serdim önüne oy

Uyu deli kızım uyu

Nenni kuzum nenniii

 

Saçlarınla oynadım oy

Ebemkuşağından

Sana tokalar yaptım oy

Uyu deli kızım uyu

Nenni kuzum nenniii

 

“erguvanım” diye sevdim seni oy

Dillerde nenni ettim oy

Uyu deli kızım uyu

Neni kuzum nennii

Eeee eeee

 

5 Mayıs 2010

Amiiinn.

Dertlisin

Derdinden anlayan yok

Zaten anlatmıyorsun ki

N’olcak o zaman?

 

Bişii olmasın

Dert derde eklensin

Biriksin içimde

Yazı olarak dışa vursun kendini

kabına sığmayan lavlar

Yaksın bazılarını

Bazılarına da yeni hayatlar

versin

versin ki

onlar mutlu olsun

o zaman ne dert kalır

ne de gam.

 

Dinle bak öbürlerinin derdini

Ol derman dermansız sanılan dertlere.

 

Ama kendine yok bir faydan

Ver bakalım verebildiğin sürece

Almadan da yaşadın bugüne kadar

Bundan sonra da neden olmasın?

 

Belki bir zat çıkar karşına senin tüm dertlerini anlatacağın.

Karşısında rahatça ağlayıp burnunu çekeceğin.

Senin için en değerli. En makbûl. Dostların şahı. Şahların en mükemmeli.

Senin onda, onun sende aksi seda bulup

dalgaların karşılıklı kırıldığı; süt liman herşey.

Sen ona, o sana bir Şems, bir Mevlâna.

Hayatlara yeni anlamlar

yeni yaşam gayesi.

Onun gözüyle bakabilmek tüm bu sıradanlıklara…

 

Nerdesin be güzel huylu dost?

Nerdesin bir haber, bir işaret gönder n’olur!

Hey Allahım!

Dualarımın kabul gördüğü mekânın ve tüm kâinatın yüce sahibi

Rahatlat şu hırçın ve huzursuz ruhu. Dindir acılarımı.

Duam şu ki: Bir dost…

 

N’olur bir dost. Ne cennet ne de başka bir şey görmez gözüm.

Sadece bir dost olsa yanımda…

Ama gerçekler?!.

Kabul olan dualar…

 

Üç kelimeyle kapanır her gece gözlerim sessizliğe:

Bir dost! Amiiinn.

 

22.7.98 (23:15:08)

Tarz

Herkesi mennun etmek mümkün mü?

İnsan insanı kıramaz mı?

Hep iyilik mi yapmak gerek?

Kötülüğe yer yok mu?

*

İyilikler çabuk unutulur halbuki.

*

Şu dev kazanda

Ben olmak gerekmez mi?

Sadece kendim için ben.

*

Hiçbir karşılık beklemeden

hep vermek

bir enayilik mi?

Yoksa sonsuzluk kapısının anahtarı mı?

*

Kim ya da neler

bunları sormana sebep?

Cevabını bildiğin sorular sormak

senin tarzın değil.

*

Tarz kendinsin.

24.6.98 (14:36:26) / M. Ereğlisi Kumsalı