İncir ağacı kokusu

sydney_incir_2

Ne zaman bir incir, zeytin veya nar ağacı görsem

Kendimi evimde hissederim

Hele bir de erguvan varsa bunlara eşlik eden

Cennetten bir sahnedir benim için

Bazen çocukluğuma

Bazen gençliğime gider hemen aklım

Sonra biri gelir “incir ağacı kokusu”nu severim der

Proust gibi tüm kokuları tarar hafızam

Arar bulur hangi koku

Ne ifade eder bana

İçlerinde “incir ağacı kokusu” yoktur

Ne mutlu derim bir insan bundan mutlu oluyorsa

Ne mutlu

Ağaçlar, kokular…

Kasım-Aralık 2014

Sydney_incir_1

Fotoğraflar: Sydney kıyısında incir ağaçları – Kasım 2014 – Yıldıray Lise

Birkaç hayalim var benim!

Kaç gündür kafamın içinde dönüyor bu yazı.

Sonunda oturup yazıyorum.

Birkaç hayalim var benim.

Onları paylaşmak istedim.

Bazıları çocukluk hayalim,

bazıları yakın zamandan…

*

Işınlanmak

Hemen hemen her bilimkurgu filminde seyrettik.

“Işınla beni Scotty!” dedik

çocukluk oyunlarımızda.

Hala gizemini koruyor.

Ölmeden önce görebilseydik,

olabiliyor mu diye!

*

 Yerçekimini yenmek

Yerçekimsiz bir ortamda

nasıl hareket edebiliriz

ve bunu uzaya gitmeden nasıl yapabiliriz?

diye düşlerdim.

Sonra bazı araçlarla, bunu yapma şansı doğdu

ama ben hala yapamadım!

*

 Zaman kavramı

Üniversite yıllarında

daha derinlemesine düşünmeye başladım:

Zaman nedir?

Okudum, tartıştım ama hala bir karara varamadım.

Varsa bilen anlatsın lütfen.

*

Tüm dünya ülkelerini gezmek

Uzayda gözüm yok

bana sadece dünya yeter

Dünyadaki tüm ülkeleri

sayıları değişiyor ama yaklaşık 200 tane diyelim

herbirini en az bir kere görmek isterim.

Bugüne kadar 30 civarında ülke gördüm.

Bu hayalimi gerçekleştirmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum.

Ömrümüz yeterse belki hepsini görürüz.

*

Deneyim panayırı

Büyüdükçe anladım ki

en önemli şey yaşadıklarımız,

yani deneyimlerimiz

Keşke diyorum

“Bir deneyim panayırı” olsa da

insanlar deneyimlerini birbirlerine aktarabilse.

*

Bir kitabımın farklı dillerde baskılarını görmek

Bu son dönemler de düştü aklıma.

Yurtdışında kitapçıları gezdikçe

acaba şu an bir kitabımı burada raflarda

o ülkenin dilinde basılmış görsem

ne hissederdim diye düşünür oldum.

Belli mi olur, belki bir gün gerçek olur!

Bunlar benim hayallerim, ya sizin hayalleriniz?

22şubat2013

Sen, benim çocukluğumdun!

Dut ağacından kaç kez

Düştüm bilmiyorum…

Sen, benim çocukluğumdun!

Mahalle maçları sonrası içtiğim soğuk su

Dinlediğim ilk masallar…

Sen, benim çocukluğumdun!

Komşu teyzeden salçalı ekmeğim

İlk okuduğum Cin Ali kitabım…

Sen, baldırı çıplak çocukluğumdun!

Dört nala koştuğum anlar

Hastalanınca göğsüne Vicks sürülen…

Sen,

Pamuk şekeri pamuktan yapılır sandığım çocukluğumdun!

15-16ocak2013

Bir köy bakkalının sessizliği

Bir köy bakkalının sessizliği

 ve cıvıltısı teneffüs aralarında

Köy ilkokulunun

*

File çuvallarda plastik toplar

Yayılır ortaya

ve her çocuk alır bir tane

*

Çılgınca bir gülümseme yüzünde

Seyrederim onları imrenerek

Sanki senin neşen var hepsinde

Benim de yüzümde bir gülümseme

*

Bir köy meydanı

Kahveler önü sessizliğinde

*

İkibinliyıllar

(Turgut Uyar’ın Büyük Saat kitabı arasında kalmış mısralarım)

 

 

Her Gönülde Bir Aslan Yatar Film Müziği- Cahit Berkay