İçimden biz geçiyor

İçimden şehirler geçiyor (*)

diyor Feridun Düzağaç şarkısında

Dalıp giderim o anda

Kaybolurum sokaklarında

o şehirlerin

Her şehrin limanında yelkenliler

Bize doğru götürürler beni

İçimden biz geçiyor.

21temmuz2014

Feridun Düzağaç – İçimden şehirler geçiyor

Çocuklar ölüyor beyim

Çocuklar ölüyor beyim

Çocuklar

Siz rahat yatağınızda uyurken

Siyasi yarışınızda

*

Çocuklar ölüyor beyim

Çocuklar

Geride gözü yaşlı insanlar

ve vicdan(lı/sız) yedibuçukmilyar insan

*

Çocuklar ölüyor beyim

Dünyanın her köşesinde

Bugün en çok Filistin’de

Yarın kim bilir nerde?

*

Çocuklar ölüyor annem

Bir tek senin yüreğin sızlar

18temmuz2014

Melissa Mey’in Yol Arkadaşı Küçük Prens

Küçük Prens Koleksiyonerleri Röportaj Dizisi: Melissa Mey

 

Uzun bir aradan sonra Küçük Prens koleksiyonerleri röportaj serimize devam ediyoruz. 3. konuğumuz fotoğraf sanatçısı Melissa Mey.

 melissa_mey1

Melissa Mey kimdir?

Fotoğraf sanatçısı, gezgin, yazar, çizer, boyar. İşini “Tam anlamıyla işim yok benim. Sanatçının işi ne ise o.” diye tanımlıyor.

Küçük Prens’i bir yol arkadaşı yani “küçük adam” olarak isimlendiriyor: “Bu küçük adam benim hayatıma çok önemli bir yerde. Ve sanırım da hep öyle kalacak. Bakın onun vesilesi ile ne güzel dostlar edindim bile. Umuyorum Onu daha çok kişi okur, tanır, anlar ve hep  hatırlar. Böylelikle dünya çok daha güzel olacak düşüncesindeyim. “Büyükler hep yarınları düşünür” diyor şu an yanımda Küçük Prensim. Ne de haklı. Sadece çocuklar anı yaşarken bizler yarınları planlayarak güzel anlarımızı kaçırıyoruz.  Küçük Prens vesilesi ile seni ve diğer dostları tanımak çok güzeldi. Umarım o hayalleri en kısa sürede gerçek kılarız. İstanbul da toplanıp bol bol paylaşmak ve üretmek dileğiyle…”

1989 yılında öğrendiği ve kendince uyarlayıp MEYce adını verdiği Göktürk alfabesinde eşsiz bir küçük prens kitabı hazırlıyor. El yazısı olarak hazırlanan kitabı ilk hediye edeceği kişi benim.

Koleksiyonunu paylaştığı bir site yok ama kendisi ve Küçük Prens sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorlar. Melissa Mey ve Küçük Prens adına instagram ve twitter hesapları var.

Melissa Mey’in Küçük Prens dostluğunu kendi kaleminden okumak isterseniz bloğunu ziyaret ediniz.

 

melissa_mey7

Yıldıray Lise (YL): Küçük Prens kitabında sizi en çok ne etkilemiştir?

Melissa Mey (MEY): Her cümle benim için önemli ve tüm kitap beni etkilemişken bu soruya cevap vermek biraz zor. Ama sanırım en sevdiğim bölümü tilki ile dostluğu. Bir de yılanla sohbeti. Gülüne duyduğu aşk apayrı. Tüm kitabı anlatmayayım. :)

 

YL: Küçük Prens ile ne zaman ve nasıl yollarınız kesişti?

MEY: İlk okuduğum yılı ne yazık ki hatırlamıyorum ama çocukken okumuştum. Ancak ben, pardon biz (yol arkadaşım Küçük Prens de aynı düşüncede) asıl yol kesişmemizi 2012 yılında Fas seyahatimde yaşadık.

Bu anı bloğunda şöyle anlatıyor: “… iki yıl önce Morocco seyahatimde oldukça hasta bir halde gece Casablanca’dan Marakesh’e giderken araçta sırt üstü uzanmış ve üşürken gökyüzündeki inanılmaz büyük yıldızları seyrettim. 2,5 saat sürdü bu kapkaranlık çöl yolunda o kocaman elimi uzatsam dokunacakmışım gibi duran yıldızları seyredişim. Sonra küçük prens geldi yanıma ve unuttun beni Mey dedi usulca sesiyle. Utandım ve hiçbir şey diyemedim. O da sessizce kayboldu zaten. Sohbet sırasında küçük prens aşkımdan bahsetmiştim bir arkadaşıma (murat s.), ertesi sabah erken başlayan kahvaltıda o arkadaşım elinde Fransızca küçük prens kitabıyla geldi. İlginç bir hikayesi vardı bu kitabın. Aslında sabah yürüyüşünde otel yakınında eski ve kapalı bir kilise görmüş ve benim için bakmış açık mı diye sonra yanında bir kitapçı ve küçük prens kitabı. Elbette güzel bir rastlantı sonucu o kitap yeniden küçük prensi hayatıma getirdi.”

melissa_kitaplar1

YL: Küçük Prens ile ilgili neler biriktiriyorsunuz?

MEY: Aslında farklı dillerde basılmış kitaplarını ancak artık ona ait her şey gibi olmaya başladı.

 

YL: Ne zamandan beri bu koleksiyonu yapıyorsunuz? Nasıl başladınız?

MEY: Son ve yeni koleksiyonum 2012 sonlarında başladı.

 melissa_mey6

YL: Koleksiyonunuz nasıl oluştu? Kendiniz mi alıyorsunuz yoksa yardım eden dostlarınız var mı?

MEY: Koleksiyonum artık dostların hediyelerinden oluşur oldu. Böylesi daha anlamlı benim için.

 

YL: Koleksiyonuzun son durumu hakkında bilgi verir misiniz? Kaç parça var?

MEY: Son durum pek iç açıcı değil. Yolda olanlar var. Gelemeyen, gelen ama hala buluşamadığımızdan bana ulaşamayanlar var. Sayısını bilmiyorum. Sayılar büyüklere ait ama diyebilirim ki çok güzel hikayeleri olan küçük prenslerim var. :)

 melissa_mey4

YL: Koleksiyonuzu internet üzerinde veya farklı yollarla paylaşıyor musunuz?

MEY: Hayır. Belki ileride biraz daha büyüdüğünde olabilir.

 

YL: Koleksiyonunuzun geleceğiyle ilgili hedefleriniz var mı? (sergileme, bağışlama vs.)

MEY: Sergilemek isterim ama bunun için çok yolum var. Bağış ise MEY ölecek bir gün ve ardında bir müze bırakmayı istiyor. Öyle olursa o müzede kalmasını ve satılacaksa da o müze yararına olmasını isterim.

melissa_mey5

YL: Diğer koleksiyonerlerle iletişiminiz ve işbirliğiniz var mı?

MEY: Sizler dışında şimdilik yok ancak iletişime geçmem gerektiğini görüyorum. Umarım bir diyalog kurarım.

 

YL: Beğendiğiniz koleksiyonlar var mı? Mutlaka şu koleksiyon parçası ben de olsaydı dediğiniz durumlar oldu mu?

MEY: Senin ve Sobacı’nın kitaplarını gördüğümde elbette bende de olmasını çok isteyip kısa süreli bir panik ve hırsa büründüm. Ancak dediğim gibi benim yolum farklı ilerliyor. O nedenle başka koleksiyonerleri takip etmedim hiç. Edersem büyükler gibi sayılara takılırım ve üzülürüm.  Belki değişirim bende… Bir gün, kim bilir?

 melissa_mey3

YL: Kendimden biliyorum koleksiyonculuk serüveninde birçok ilginç anılar yaşanıyor. Sizin başınızdan geçen ilginç olaylardan bazılarını paylaşır mısınız lütfen.

MEY: Adını vermek istemediğim bir arkadaşım, bir sabah beni aradı ve kahve için buluştuk. Elinde 3 tane küçük prens kitabını görünce nasıl mutlu olduysam o an kalkıp sarılmak ve mutluluğumu göstermek istedim ama pek uygun bir ortam değildi ve bunu sadece kocaman bir gülümsemeyle tuttum. O ise sen böyle gülümsersen sana tüm dillerdeki küçük prensleri getiririm demişti. Elbette kıpkırmızı bir yüz ile çok mu fazla sevindim sorusuna kapıldım.

Bir başka beni şaşırtan ve mutlu eden olay ise kendine Küçük Prens diyen bir dostumun yine kendi için yaptığı ve sadece bir tane olan çok güzel bir Küçük Prens gezegeni seramiğini hediye etmesi oldu. Gezegen, bir basketbol topu büyüklüğünde ve oldukça ağır. Bu eşi benzeri olmayan sanat eserine en az kendi kadar iyi bakacağıma inandığı için bana vermesi inanılmaz kıymetli. Böyle çok keyifli anılar elbette oluyor.

 melissa_mey2

YL: Bu koleksiyonu oluştururken size bir şeyler kattığını veya sizi değiştirdiğini düşündünüz mü hiç?

MEY: Elbette. Güzel hikâyeler kattı hayatıma. Her bir kitabın bir hikâyesi var. Uzak yollardan benim için emekle geldi her biri. Üzerinde bir not ile geldiler. Bana ulaştığında karşımdakine nasıl mutlu olduğumu, bir kitabın beni nasıl mutlu ettiğini göstererek. Büyükler için bir kitaptan böylesi mutlu olanı görmek çok şaşırtıcı. Onları şaşırtıyorum sanırım. Sonra sabırla beklemeyi öğretti. Bir kitabın yolunu sabırla bekliyorum. Ama bende o tipik koleksiyoner hırsı hiç olmadı. O tehlikeli bir durum ve o moda girmeyi istemiyorum. Öyle anlarda kendimi hemen uyarıyorum ve sakın diyorum. “Bu başka bir yol ve büyük olma MEY “ diye incecik bir ses duyuyorum ensemde ve bir bakıyorum benim küçük adamım dik dik duruyor omzumda. O yüzden sakince, keyifle, dostların beni anımsayarak gittikleri yerlerden kitabı almalarını, bir not ile sürpriz yaparak bana vermelerini, kocaman gözlerimin daha da kocaman olarak gülümseme ve sevinçle onlara sarılıp bu koleksiyonu tamamlamayı tercih ediyorum.

 

YL: Ana koleksiyon dışında başka Küçük Prens malzemeleri de biriktiriyor musunuz?

MEY: Aslında sadece her dil ve lehçeden birer kitap diye düşünmüştüm. Ama artık Küçük Prens’e dair ne görülse paylaşılıyor benimle ve elbette bundan çok mutluyum.  Küçük Prens objelerini alıyor ya da hediyeleri geldiğinde hayır diyemiyorum. Ne yazık ki benden de alınıp geri verilmeyen Küçük Prenslerim oluyor. Yani evet, gelirse ve gitmezse birikiyor.

 melissa_mey8

YL: Küçük Prens kitabının bu kadar sevilmesinin sırrı nedir sizce?

MEY: Çok samimi ve yalın bir dille yazılmış olması ve elbette hepimizden bir hikâye taşıması diye düşünüyorum.

 

YL: Kitabın en çok sevdiğiniz bölümü hangisidir?

MEY: Zor bir soru bu sevgili Yıldıray, her bölümü çok sevdiğimden nasıl ayıracağım bilemedim. Ama gülüne aşkı, tilkiyle ve yılanla diyalogu beni çok etkiler. Vedalaşma anı, son bölümde. Ama kendimle özdeşleşen bölüm, gün batımlarını izlediği yer. Tam 43 kez izlemiş bir keresinde. Ben çocukluğumun her akşamı neredeyse izlerdim. “Biliyor musun? İnsan günbatımlarını çok kederliyken seviyor…” VI. Bölüm J

 

YL: Sizce küçük Prens kitabının en önemli mesajı nedir?

MEY: Benim için her bir cümlesi önemli birer hatırlatma. Ama en çok büyüdüğümüzde unuttuğumuz çocukluğumuzu hatırlatmasını seviyorum. Çünkü büyüyünce aksine her şeyi daha küçük algılıyoruz. Daha az duyuyor, daha az anlıyor, daha az dinliyor ve görüyoruz. Her şey yaşın aksine azalıyor… Kitabın en önemli mesajı bir çocuk ruhuyla algılayabilmek.

melissa_mey9

YL: Türkiye’de bir Küçük Prens Müzesi kursak, sizce içinde mutlaka olması gerekenler nelerdir?

MEY: Benim küçük prens hikâyem bir yerlerinde olmalı. Kitap koleksiyonları ve objeleri dışında o müzede fotoğraflarımın olmasını çok isterdim.

 

14temmuz2014

 

Melissa Mey internet siteleri: www.melissamey.com ve http://meyontheroadforphoto.blogspot.com.tr/

Melissa Mey Twitter ve Instagram hesaplarını takip ediniz!

Küçük Prens Twitter ve Instagram hesaplarını takip ediniz!

Fotoğraflar: Melissa Mey arşivi

 

Ben giderken

Ben giderken

Yanıma neler alsam diye düşünürdüm

Uzun bir liste yaparım sandım

Bir bavul eşya (en lüzumlu olanları)

Küçük Prens kitabım

Bir de evimin kokusu (her yanına sen sinmiş)

Aldım bunları yanıma

ve düştüm yollara

11temmuz2014

Sana yolumda

yol

Bi sigara içimlik mesafe

Benim sana gelmem

Öyle dedi şu köyden Recep Amca

Sigara içmem ki ben diyemedim

Aylardır yürüyorum

Sana yolunda

Hala bitmedi o tek sigara

6temmuz2014

Foto: Yıldıray Lise, 2013, Beyşehir Fasıllar köyü

Seni aradım

Seni aradım

30 ülkede

Yüzlerce şehirde

Hep seni aradım

Ormanda

Deniz ve

Göllerde

Seni aradım

Coşkun akan derelerde

Seni aradım

Onlarca kadında

Gülüşlerde

Gözyaşlarında

Her yerde seni aradım

Simurgun kanadında

Ejderhanın nefesinde

Ebemkuşağının altında

Hep seni sordum

Hanımeli,

Yasemen,

Yağmur kokusunda

Seni bağışladım

Ana kokusunda

9haziran2014