Masal Deryası Mardin

20171006_224257.jpg

Mardin ne güzel bir şehirdir. Mimarisiyle, kültürüyle, yemekleriyle, dostluklarıyla…

İlk gördüğüm andan itibaren bana hep masalsı bir kent oldu.

Uzun bir aradan sonra masalcılar buluşması için adım attım bu ilhamlı şehre.

Şahmeran gelir gözümün önüne Mardin adını duyunca ve cam altı sanatının ustalarından biri olan Ebu Burak ile dostluğuma adım olan bir buluşma oldu. Küçük arkadaşım Şina ile çizgi romanlar, diziler ve sinema üzerine sohbetler ettiğim bir buluşma. Eski dostlarla hasret giderdiğim, yeni dostlar edindiğim bir buluşma.

20171007_102110.jpg

“Sarı sıcak” Mardin’de bir nefis buluşma oldu.

Gökten 40 masalcı düştü Mardin’e.

20171006_163522.jpg

Mardin Müze Müdürlüğü, 3-8 Ekim 2017 tarihleri arasında “Hakikat Kapısı” teması ile bu yıl ikinci kez “Mardin Masalcılar Buluşması” düzenledi. 40 masalcı, bir hafta boyunca Mardin merkezde ve ilçelerde çarşılarda, evlerde, kışlada, okullarda, sahnelerde, antik kentlerde, sarnıçlarda, manastırlarda, müzede, sokaklarda, evlerin damlarında Türkçe, Kürtçe (Kurmançi), Arapça, İngilizce, Ermenice, Kazakça, Süryanice, Zazaca ve Lazca masallar anlattılar, şarkılar söylediler, dans ettiler.

20171007_151901.jpg

Son günde Mardin ve çevresini gezdik. Beni en çok etkileyen yerlerden biri Nusaybin’deki Bagok Dağı yamacındaki Mor Evgin Manastırı ve onun rahibi oldu. Bir tepenin üzerinde sarı sıcak bir manastır. Anadolu’daki ilk manastır. M.S. 363 yılında yapılıyor ve sadece 1970-2011 yılları arasında kapalı kalıyor. Süryaniler için “İkinci Kudüs” olarak bilinenen manastırda binlerce rahip yetişmiş. 2011 yılında Baş Rahip atanmasıyla yeniden hayat buluyor. Restorasyonu sürüyor ama bir rahip tek başına orada yaşayıp çevre köylerden cemaatine hizmet ediyor. Bize manastırı ve kendini anlattı. Bir de dua okudu.

20171006_122041.jpg

Foto: Vehap Erdoğan

Nacizane ben de bu buluşmada Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksek Okulu bahçesinde öğrencilerle birlikteydim. Küçük Prens kitabı ve ne kadar çok dile çevrildiğini konuştuk. Kitaptan bazı bölümleri Türkçe ve Kürtçe (Kurmançi) okuduk. Küçük Prens Müze Girişimi hakkında konuştuk ve bazı özel kitapları yakından inceledik.

IMG-20171009-WA0005

Foto: Vehap Erdoğan

Ben çok keyif aldım.

Bu enfes buluşmada emeği geçen herkese ama özellikle Mardin Müzesi ekibinin hepsine çok teşekkür ederim. Özellikle Ebu Burak ve Güneşin Aydemir’e beni de buluşmaya bulaştırdıkları için çok teşekkür ederim.

Bu enfes buluşmayı Güneşin şöyle anlatmış Yeşil Gazetedeki yazısında

Vehap Erdoğan’ın yazısı da çok güzel.

Herkesin yüreğine sağlık.

 

Ekim2017

 

Bir masal çizecek gibisin

kucuk_prens_kore

Bir masal çizecek gibisin

İçinde aşk dolu

Küçük Prens çizecek gibisin

İçinde umut ve dostluk dolu

Bir ebemkuşağı çizecek gibisin

Altında huzur dolu

2kasım2013

Not: Başlık Gülten Akın’ın son şiir kitabı “beni sorarsan”dan “çizecek gibisin” şiirinden alınmış ve o güzel mısraları okuduktan sonra yazılmıştır. Ustaya saygılarımla…

Küçük Prens çizimi: Korece baskılardan birinden alınmıştır. Korece baskılarda yeni çizimler içeren birçok kitap var. 

Şiir yazmalı

kanada_mont_saint_hilarie1

Şiir yazmalı bulutlara

Düşmeli harfler araftan kağıtlara

Şiir yazmalı rüzgara, yağmura

Aşka, sevdaya

Şiir yazmalı dağlara, taşlara

Çıkmalı harfler derinlerden açığa

Şiir yazmalı kağıda, toprağa

Kokuna, nefesine

Şiir yazmalı özgürlüğe

Boyamalı harfler kağıdı renkten renge

Şiir yazmalı erguvana, ebemkuşağına

Kurda, kuşa

Şiir yazmalı umuda, dostluğa

Şiir yazmalı

Masmavi dünyaya

Ekim2013

kanada_mont_saint_hilarie2

 Fotoğraflar: Yıldıray Lise – Kanada – Ekim 2013

Ama Arkadaşlar İyidir!

[Konuk yazar: Melek Cavlı]

 

Arkadaşlar yapboz parçaları gibidir, biriyle sabaha kadar hiç durmadan konuşup, biriyle saatlerce hiç konuşmadan oturabilirsin.

Biri seni hiç dinlemediğin birinin konserine sürükler, biriyle de sayısız kez Yeni Türkü konserine gidersin.

Biriyle aynı anda kediden korkup kaçar, birinin kedili evinde oturup film izlersin.

En yakının The Smiths dinlemez belki ama taze arkadaşla Morrissey konserine gidersin.

Yapbozun parçaları sende birleşir.

Bir bakmışsın 7 aydır tanıdığın biriyle tatile gidiyorsun, 7 yıllık olanla hiç gitmemişken…

Üçgeni birleştiren uç sensindir, diğer uçlar sana bağlı ama birbirlerinden bağımsız ve bihaberdirler.

Oysa hepsi senin arkadaşın…

Yapboz hep zor birleşir!

Her biriyle ayrı takılmak sıkar bazen ama bir araya da gelemezler.

Büyük yapboz daha zor birleşir!

Arkadaşlar senin her bir huyun, refleksin, alışkanlığındır.

Vazgeçmesi zordur, kolay çıkaramazsın hayatından kolay bulamadığın gibi…

Parçalar durur işte bir kenarda, bir türlü başlayamadığın yapboz gibi…

Parçalar çoksa, birleştirmesi zaman alır.

Ama arkadaşlar iyidir!

Biriyle ağlar, biriyle güler, biriyle içer, biriyle kusarsın hatta.

Eskiler daha bir ayrı tutulur.

Ama yeniler de dinç tutar insanı.

Arkadaşlar seni yansıtır.

Çünkü sen seçersin onları.

Hayatında olmalarının kararı sendedir.

Vazgeçmekte sana kalır…

Kimiyle bir ömür devam edersin yola, kimi ise seni yarı yolda bırakır.

Senin aynandır onlar, hepsinde senden bir şeyler vardır.

Kimi sinirli, kimi sakin, kimi melek, kimi şeytandır.

Toplamı sensindir.

İyidir işte; sinirliyken sakinle takılır, bazen ağlarken güldüreni ararsın.

Bütün sensin, parçalardan gelir enerjin.

Onlar ne kadarsa sen de o kadar edersin…

Aynaya iyi bak!

Kendinle yüzleş, iyi gelir…

Nisan 2012,İstanbul

Melek Cavlı

cavlim(at)gmail(nokta)com 

Editörün notu: Bu yazıyı okurken aklıma Tabutta Röveşata filminin en önemli sahnelerinden biri geldi. Belki de filmin en güçlü cümlesiydi bu. Mahsun (Ahmet Uğurlu) aşık olduğu kıza (Ayşen Aydemir) “ama arkadaşlar iyidir!” diyordu.

Konuk yazar Melek Cavlı’nın blogumdaki diğer yazıları:

Yalnız Değildi Çocukluğum

Kadınlarım

Sevmişim seni Ankara

Kandırdık kendimizi

O güzel kuğularla

Nefes aldığımız parklar

Evlerde yaşanan dostluklar

ve sevdalarla

Ahh Ankara sevmişim seni

Ağustos2012

Fotoğraf: İnternetten indirilmiştir.

Hep ayrılık saklı cebimde

“Bu yüzden aşık olamaz insan, hep ayrılığı yaşar.”

Rahmetli Erdal Öz’ün bu cümlesi

Boğazımı sıktı benim

Çocuktum

Neşeli gelirdi taşınmak

Tüm dostları geride bırakmak

Ankara’da feci koydu bana

Ömrümün yarısı geçti Ankara’da

Çok kaldım bu şehirde hey dost

Yol alma vaktidir!

21temmuz2011